ŞİİRLER 2

 TAS İÇİNDE

Var badesi dolu tasta 

O verdikçe ben içtim 

Mayhoş ekşi şerbet sandım 

Dost badesi içtim tasla 

Dağlar taşlar Leyla gibi 

Sevgi sevda oldu bana 

çayır çimenin cihanı 

Parıldıyor odağımda 

Bir katreden hep çoğaldı 

Zerre miskal gibi heybemde 

Bol şerbet içtim böyle aktı 

Doldu benim cihanımda 

Daha küçük bir çocukken 

Köyün dağın yamacında 

koyun kuzu otlatırdım 

Renkli çiçekler arasında 

Ben  içmiştim o verdikçe 

Hayal düşüm deryasında 

Ben uyandım korkma dedi 

Aksa karlı sarı baba 

Derya oldum böyle coştum 

Dere ırmak karışınca 

Havzaların coş oluştuğu 

Ondan çağırıyorum Mustafam


SEVDALARA  DALDIM

Sevdalara daldım ummana döndüm 

Daldım çırpınıyorum yüzüyorum 

Yoruldum kaldım nefesim kesildi 

Derinlere daldım zeberim  kaldı 

Ovalarım sahalar deniz dibinde 

Yastığım taş, yorganım sular

Kadeh dolusu mey sakinin elinde

Mey sundu bana kadehle içirdi

Sevgi hazla birbirine karıştı

Buluştum yar ile koca ummanda

Ömrüm zamanın çarkında  eridi gitti

Deryalar mekan oldu bana

Anladım ki Mustafa da yoruldu

Kadehi dolu bade elinde

Dünyam sevgi ile doldu

Çiçeğim bala karıştı aktı kovana


SİNMESİN

Yücelmiş karlı dağlar sinmesin

Kurumasın Yaylalar gül solmasın

Dağlarda bir gurur bir duruş var

Çiçekler açtı bahar bitmesin

Burcu burcu kokar Nergis kekik 

Sanki giyinmiş ben beyaz gelinlik 

Dibinde ekili bağ bahçeler reyhanlık

Tepeler var yanında küçücük 

Bağımsız eşsiz yüce dağlar 

Bir ziyafet var sanki bulutlar konuk 

Ziyaretgah olmuş eksik olmaz misafirlik 

Mecnunlar sıra sıra  gelmişler  artık

Aşıklara  olmuş güzel seyranlık 

Ormanlar uzamış  ucu göklerde 

Ruhumu okşayan bir seda var dillerde 

Koyunlar meleşir, kuzular oynaşır

Dağda kar var ancak mevsim bahar 

Ne güzel rengarenk sanki gelinlik 

Mecnunsuz kalmış Leyla gibi mutsuz

Issız kalmış bu dağlar  dertli dağlar

Yanar içten içe kimsesiz dağlar

Ağlar içinden hıçkırarak dağlar

Bu dağlar içimi dağlar


BİLİRMİSİN


Ey canı cananım gül fidanım 
Senin gülistan daimi bağım 
Hevesim gül nakşı nigarım
Çiçek kokulu  nev baharımn 

Ey kalbimde tomurcuk hevesim 
Gül rengim kumru sesim 
Kalbimden sevgim içimde hissim 
Seni öyle sevmişim ki bilir misin 

Kaşların  hilal ince  yay gibi 
Cemal'in süheyla Mehtap gibi 
Bol yıldızlı geceler gibi 
Maşukunam ey güzel Mehtap

Mehtabında yaşam hayat var 
En sessiz gecelerde dahi 
Aşkın kalbimde meşale fener gibi



FIRAT

Gezdim dolaştım gördüm hayranım 
Hayran kaldım güzel akarsularıma 
Bol bereketli cömert sularıma f
Fıratıma, dicleme, seyhanıma ceyhanıma 

Up uzun kıvrım kıvrım  Kızılırmağım 
Fıratıma kurulmuş keban güzel 
Bentler göletler göller tıpkı deniz gibi 
Ne güzel akıyor bitmeyen bereket 

Özgürce  akıyor toprağa cömert 
Bakınca sanki uçsuz bucaksız  derya 
Hiç eksilmez hep güldürür yüzümüzü
Bereket fışkırır geçtiği topraklarda 

Çağırıyor bazen ağlıyormuş gibi 
Geceleri sessizlik içinde uyuyormuş gibi 
O azgın fıratım zincire vurmuş gibi
Süzgün bir deliydi belki de yorulmuş gibi

Uyanmış seher vakti akıp gidiyor
Bereketli topraklar gülümsüyor
Bulutlar  toprağın şarkılarına  eşlik ediyor
Kan damarda durmaz Fırat gibi coşuyor


SELAM  SANA IRMAKLARIM

Dolaşıp  gidiyor nice memleketlere 
Bağımsızdır özgürce akar diyarlara
Bereket verir uğradığı yerlere
Tıpkı sütünü esirgemeyen ana gibi

Kollara ayrılmış uğradığı yerlerde
Akıyor Nehirlere,  çaylara derelere 
Ayrılmış kol kol akıp gider  ovalara
Önüne bentler kurulmuş  duvar gibi

Çiftçiler ekin sular  mavi sularınla
Motorlar çekiyor hiç durmadan 
Bitmeden bereket veren nimetinle
Canlar sana dua eder zikir gibi

Tabiat seninle güzel, bahçeler mutlu
Güzelleşen mevsimler hala umutlu
Baharda şenlenmiş  Gülşen gururlu
Susma çağla hep şarkı söyler gibi


İNKARCILAR

Sanki putlaşmış bu insanlar  geldi
Çağdaşlık diye memleket talan edildi 
Çağa biat için  ruhları kurudu
İnancı kurumuşlara rahmet  gerekli  

Yaptıkları  talana  arıyorlar mana 
Sanki  tiyatro sunuyorlar insana
Bunlar inanmaz rehber  kuran'a 
Bu zümreye itikat ve iman gerekli

Vakit geldi gelen göçtü ebediyete
Kimler geldi kimler göçtü ahirete
Hüsran anın çat kapı geldiğinde  
Son nefesinde kelime-i şahadet gerekli

Felsefesini bilmeyen tabiat yarattı der
Tıpkı atasını maymun bilenler 
Ademden ile Havadan bahsetmezler
Ayetlerin kıymetini bilmeleri gerekir

Meğer putperestler çoktan helak olmuş
Maymun ataları cehennemde mi yanmış
Takvayı bilmeyen atam maymun demiş
Vakit kaybetmeden imana çağırmak gerekli


BENİ MUHAMMEDSİZ BIRAKMA

Gök yüzünde  dolaşır bembeyaz bulutlar  
Bir deniz gibi masmavi göklerde bulutlar 
Ateş böcekleri  gibi ışık saçar yıldızlar
Kara çarşafa bürününce kapkara geceler

Gündüz kuşlar uçuyor gece  yarasa 
Bu bir deniz mi  gök mü yoksa arsa 
Tümünü Hak yaratmış ne varsa
Uçasım var sonsuz derin Semaya


Bulutlar dolaşır gölgesi dağlara düşer
Sanki derya da yüzen balinaya benzer
Manzara sunuyor çeşit çeşit bulutlar
Güneş  doğarken  neşelenir bulutlar

Bir yıldız doğar Bedir'den sessiz
Karanlık  çekilir semadan sedasız
Bu ne nizam ne intizam Yarabbi
Mustafayı  Muhammedsiz bırakma yarabbi


GONCALI YUVA

Gel kumrum gel bana 
Bahçemde Gül sunayım sana
Lale sümbülüm solmadan 
Gel bana kumrum gel bana

Güneşim doğmuş ilk baharım 
Mevsim güzel gül baharım 
Baharım da mevsimim de senin 
Dal bahçeme menekşelerim senin

Tomurcuklar açmış Güllerim senin
Gül goncaları  karışmış birbirine
Bir gün Kumrum  gelir diye 
Sevinçten kanatlanmış gibiyim

AŞK YOLU

Aşkla  düştüm yoluna 
Ey Allahım her şeyim sana
Bu canım senın yoluna 
bu can kurban olsun yoluna

Bir  mükafat olsun Ayhan kuluna 
Gece gündüz düşsem Mekke yoluna 
Rehberimiz Muhammed Mustafa 
Yüz sürmeye geldim nurlu yoluna

Aşık oldum ben divanına 
Divane oldum ben şanına 
Bu can kurban olsun sana 
Bu can kurban canı canana 
Boynumu büküp geldim sana 
Aç Kollarını yağ Resulullah
Şefaat et cümle ümmetine 
Şefaatin olsun her anında 
Bu yolda mecnundur Mustafa


AYRI DÜŞTÜM

Naz ile büyümüş bu gül 
Ne olur incitme sakın Bülbül 
Mazimiz var kırılmasın dil 
Gülü bende severim Bülbül 
Aşkına deli oldum  bu güle 
Ne olur kırmasan beni yine 
Bende senin gibi gül derdinde 
Gece gündüz sen gül dalına 
Konuyorsun haberin yok 
Yalnız kaldım mahrum yine 
Beni de kat gül sohbetine 
Açayım derdimi gonca güle
Ben gül için oldum divane
Olmuşum yine aşkına pervane


MUSTAFA NEDEN İNLİYOR

Mustafa neden derin derin  inliyor 
Çünkü dertlidir ondan inliyor
Takati yok derde dayanamıyor 
Her gün gülümden bir Gonca soluyor 
Onun için Mustafa hep inliyor 

Dünya fanidir der geçip gidiyor 
Somali'de çocuklar açlıktan ölüyor 
Anneler perişan çaresiz  ağlıyor 
Onun için Mustafa hep inliyor 

İnsafsızlar boyuna ırkları çoğaltıyor 
Küçük lokma kolay yutuluyor 
Avcıya avlanmak kolay oluyor 
Onun için Mustafa hep inliyor 

Bu zulme kimse dur diyemiyor 
Onun için Mustafa hep inliyor
Kimisi  şaşırmış sağa sola bakıyor
Kimisi acıdan hüngür hüngür ağlıyor 

Hayret doğru yol budur diyemiyor 
Onun için Mustafa hep inliyor 
Kimisi ata binmiş cirit atıyor
Onun için Mustafa iniyor


UYAN


Mustafa uyan diyor uyanmayan onlara 
ey öleceğini sanmayanlara
Hayret gözü açık uyanmayanlara 
Uyanık zannederler gaflete dalmışlar 

Mustafayım neden böyle oldum ben 
Alevler fışkırır dertli kalbimden
Yanan şömine gibi yine yanarım ben 
Alevler dönüyor ayhan'ın kalbinden 

Devran böyle gelmiş  böyle gidiyor 
Baba oğul'u oğul babayı tanımıyor 
Baba  anne tarafından azarlanıyor 
O yüzden kalbimde volkanlar dönüyor

Alevler dönüyor kalbimde demiştim 
Onun için yanarım gece gündüz ben 
Eğer herkes uyanırsa barışsa yeniden 
O zaman volkan söner elbet kalbinden


BİZİM DAĞLAR


Gel bağlarımız öksüz kalmasın 
Günlerimiz açılıp hep  şen kalsın 
İyilikler kötülüklere galip gelsin
Gel kon bizim bağlara bağlara 

Kötülükler hep yok olsun 
Kon bizim bağlara bağlara
Dalımıza bülbüller konsun
Gel Kon bizim bağlara bağlara 

Goncalar sana hasret ,bir görün 
Bahçemde çiçeğim solmasın
Gül senden  mahrum kalmasın
Gel kon bizim bağlara bağlara 

Yaz geldi bahçem yeşile bürünsün
Bahçede çiçekler  öksüz kalmasın 
Goncalar seninle süslensin
Gel kon bizim bağlara bağlara


YA RAB

Aşk mı bitti fenerimi söndürdüm 
Lambada  fitilimi  gazımı bitirdin 
Kalp mi döndü gönül'e kezzap mı döktün 
Gönül tahrip olmasın sevgiler şart olsun ya Rab 

Kalbimdeki sevgi bitmesin aşkla yansın 
Yansın ki dünyanın malına takmasın 
Kalbim aşkla dolsun, yoluma engel olsun 
Gönül tahrip olmasın sevgiler şart olsun ya Rab 

Yolum hep diken olsun güller Gonca ezilmesin 
Gonca güller hep şen kalsın Bülbül ağlamazsın 
Her yer Müzeyyenle muayyer olsun 
Güller şen kalsın gönül tahrip olmasın ya Rab

Ormanın yanmasın dumanın çıkmasın Bülbülüm kaçmasın
Bağım hep şen kalsın kafessiz bülbüller hep coşsun 
Coşsun ki sevgilisizler kalmasın sevgiyle şen olsun 
Gönül tahrip olmasın gönüller şad olsun ya Rab

Gönül bağı yanmasın sevgiler uçmasın ya Rab
Kalbimiz kırılmasın sevgiler dökülmesin ya Rab 
Helak olmayalım inancımız imanımız olsun Ya Rab 
Gönül tahrip olmasın sevgiler hep şad olsun yaRab


YABANCI OLDUN

Gelecektin nerede kaldın 
Güleceksin hep ağlattın 
O güzel gözlerin neden yumdun 
Ah yabancı oldun bir daha göremedim 

Nerelerde kaldın ey güzel dil 
Hani şifa olacaktın dert değil 
Sen neden başkasına verdin meyil
Sen beni rüsva ettin hem de rezil 

Hiç olur mu öyle ey güzel dil 
Sen Mustafa yaktın sanki fitil 
Hani hem bana kokacaktın karanfil 
Sen öyle değildin e güzel dil 

O güzel zülüfler busesiyle yaktın dil 
Burcu burcu kokuyorsun Gül hani Bülbül 
Bülbülü uçurdun yazık o bağ-ı gül
Bağ bülbülsüz  olur mu ey güzel gül


AŞK BENİ HARAB ETTİ

Bu aşka nereden düştüm 
Çeke çeke yoruldum
Gece gündüz inliyorum 
Bu aşk beni harap etti

Bursa'dayım ben yine 
Gece gündüz hayalinle 
Ben bu aşka düştüm yine 
Bu aşk beni harap etti 

Aşk diye diye  yaktın beni
Virane oldum, kül etti beni
Perişan halde vurdun beni
Bu aşk beni harap etti 

Bu aşk uludağ'dan esti 
Mustafa'nın kalbini kesti 
Feryadım her yerden duyuldu 
Bu aşk beni harap etti 

Bursa'da bir Meral gördüm 
Onun ela gözlerine vuruldum 
Aşk ateşine düştüm yandım
Bu aşk beni harap etti


KONUK DAĞLAR


Sana derler Süphan dağlar 
Ulu kuşları sana konar 
Sabah güneş sana Açar 
Peygamberler konuğun dağlar 

Ah dağlar ağrı dağlar 
Senin hem ahu zarın var 
Hep yazın hem kışın var 
Nuh'un gemisini taşıyan dağlar 

Sana derler Palandöken dağlar 
Sürülerin Katar Katar 
Senden çobanlar kaval çalar 
Akşam güneş sende batar 

Ey dağlar bilican dağlar s
Söğütlüden Mustafa bakar 
Sende Gezer sende yatar 
Bülbüllerle durmaz coşmaz

FENA YAPAR

Bülbül seherde figan eder 
Mü'min durma niyaza gel 

Ecel kurttur takip eder 
Bir gün bizi fena yapar 

Günahımız çok ağırdır 
Günahımız tıpkı dağdır 

Sabah uyanınca kuşlar öter 
Kalbimizi ferah yapar 

Niyaz'a uyanın Allah'ı var 
Gafur Allah bizi affeder

ZAMAN GÜNEŞİ

Bir nur göründü van'da 
Bereket fışkırdı  orada 
Her yer şenlendi o bağda 
İlim deryası geldiği zaman 

Bir derya coşuyordu orada 
Herkesin gönlüne, bağrında 
Bülbüller şenlendi gül bağında
O mübarek geldiği zaman 

Herkes helalleşti barıştı 
Daha önce herkes şaşkındı 
Herkesin kalbine nur girişti 
O mübarek geldiği zaman 

Otlar yeşerdi renk verdi 
Bereket, bolluk, rahmet yağdı
Kısır koyun yavru verdi, Nine sevindi 
O mübarek Van'a ayak bastığı zaman 

Bülbüller birbirlerine haber verdiler 
Kelebekler sevinçten uçuştular 
Kırlangıçlar müjde diye cirit attılar 
Bedi-üz Zaman van'da ezan okunduğu an


BİR VOLKAN

Annemin kızması dağın gölgesi 
annemin kızması gönlümün hepsi 
annemin gülmesi cennetin kapısı 
Annemin gülmesi cennetin bahçesi 

İçimden bir Volkan dönüyor 
Yine içim alev alev yanıyor
İçimde bir his gönderiyor beni 
İçimde bir his titretiyor beni 

Zamanın çarkları gönderiyor sizi 
Zamanın çarkları öğütüyor beni 
Zaman nerede her şeyin içinde 
Zaman nerede her elde ve çin'de 

Zaman geçiyor Rus'ta acem'de 
Güneş batıyor dünyanın her yerinde 
Zifir karanlık bursa'da ve hürriyet'te 
Ayhan aşkınla her an her dem her yerde

MEĞER ÖMÜR BÖYLEYMİŞ

San ki hayat bir bahar gibi 
Hayat nasıl da  çabuk geçti 
Bir nevbahar gibi çabuk bitti 
Meğer ki ömür böyle  geçti 

O toz pembeler hemen bitti 
Gül çimen bahçemde neşe kalmadı 
Gül şenliğini yitirdi soluverdi  
Meğer bir ömür böyle geçti 

Yaprak döken dallar üşüdü 
dallar cıvıl kaldı her yer buz tuttu 
bu zembilli oluştu o günler unutuldu 
meğer bir ömür böyle geçti 

o şenlikler yok oldu her yer sis kaldı 
sanki dağlar küsmüş yaz bağlamış 
Ne yapalım kaderimiz böyle yazılmış 
Meğer bir ömür böyle geldi geçti 

Mustafa'nın sözleriyle böyle yazılmış 
O güzel günler takip etmiş denemiş 
o güzel kaşlarıma saçlarıma ak girmiş 
Meğer  ömür böyleymiş geldi geçti 

Bir iyi günler artık hep geride kalmış 
O güzel gözlerime mi yok girmiş 
Yüzüm buruşmuş cildin bozulmuş 
Meğer ömür böyleymiş geldi geçti


HAKTAN GELEN N HAKKA DÖNER

Gün dolanır ömür biter
Doğan büyür bir gün göçer
Ezan sesi rahmet saçar
Haktan gelen hakka döner

Gece olur ay dolanır
Kimi göçer kimi kalır
Kalanlar da bir gün göçer
Haktan gelen hakka döner

Bahar gelir çiçek açar
Bir gün gelir ömür biter
Beyaz kefen hemen biçilir
Haktan gelen hakka döner

Yüce dağlar buluta bürünür
Bir gün başım duman olur
Naçar ömrüm talan olur
Haktan gelen hakka döner

Güzel sanma böyle kalır
Gün gelir güzellik sözde kalır
Hakka dönsen iyi olur
Haktan gelen hakka döner

BAHARIM VE YAZIM

Ben bu güle çok acıdım
Gül dikenine  takıldım
Ahuzar oldum,  vah ettim
Ben bu güle takıldım

Gülüm her şeyim canım
Goncası da dermanım 
Hem baharım hem yazım 
Ben bu güle takıldım 

Ben bu gülü gördüm 
Cemaline hemen vuruldum 
Gocasına el attım 
Ben bu güle takıldım 

Düştüm yere serildim 
Kendimi yerde buldum 
Bu goncaya vuruldum 
Ben bu güle takıldım 

Gül her şeyim  canım 
Ben bu güle feryadım 
Yoktur benim didarım 
Ben bu güle takıldım 

Gül senin için derbederim 
Gece gündüz Bülbül gibi öterim 
Gülüm sormuş hep ah çekerim 
Ben bu güle takıldım

AZGIN NEFSİM

Ey günahkar azgın nefsim sen de benimle yanacaksın 
Yaptıkların sanki sana kar mı kalacak belanı bulacaksın 
Azan bir nehir gibisin bulanık akıyorsun ne zaman durulacaksın 
Mahşer gününde hüsran olursun pişman olacaksın 

Ey zalim nefsim vesveseye kapıldın boğuluyorsun 
Yaptıklarını mahşer gününde bulursun nereye kaçarsın 
Umudum odur ki tövbe eder ağzına gem vurursun
Gelecek mahşer gününde sende çok ağlayacaksın 

Yaptığın  günahlar sanma sana kar kalacak 
Kötülükleri arama iyi şeyleri ara bulacaksın muhakkak
Bir gün güzel gördüğün  zevklerin hesabı  sorulacak 
Mahşer gününde hüsran olursun  çok ağlayacaksın 

Elbet mahşer günü mahkemeyi Kübra gelecek 
bütün kullar o gün tek tek sorguya çekilecek 
O zaman beni de mahvedersin halimiz ne olacak 
Gelecek mahşer gününde beni de perişan edeceksin 

Ey zalim nefsim çok hakikat gördüm artık dön 
Zaman geçti yaklaştı ölüm tövbe et sayılıdır nefesin 
Acaba ne olacak ölürken son nefesimde sözüm 
Allah'ım mahşer gününde perişan etmek kulunu

ADIM MUSTAFA

Ben Fatma'dan doğmayım, adım Mustafa 
Yalvarıyorum gece gündüz sana ya Muhammed Mustafa 
Eğer mağduru muğur olursam yardım et bana 
Ben gelmişim bu dünyaya yolcuyum yana yana 

Allah'ım resulün aşkının bülbülüyüm 
Eğer gaflete dalıp bir dikene koyarsan 
Uyandırır beni ya Muhammed Mustafa 
Bülbülüne diken değil gül bahçesi olsun bana 

Kalbim  kor olmuş gece gündüz yanarım 
Durmadan mukaddes Kevseri hep ararım 
Kevserinden bir yudum nasip olsun bana 
Kıtmir'in Mustafayı boşa çevirme dergahında 

Ben bir bağrı yanık Şeyda bülbülüm
Büyüklüğüne hayranım hakikati hep ararım 
Bir yanar dağ gibi gece gündüz yanarım 
Cemalini göster bana ya Muhammed Mustafa 

Ben dünyanın malını mülkünü neyleyim 
Allah'ım büyüklüğüne her an iman ederim 
Muhammed Mustafa'ya şahadet ederim 
Ben çok mesudum la ilahe illallah
 

ŞEFAAT

Ey güzellerin güzeli yüce Allah'ın sonrResulu
Sana hasret kaldım görmedim nur cemalini aşkın ne yanarım 
Yanıyor kalbim Bülbül oldu dilim aşkına ben coştum 
Şefaat eyle günahkar ümmetine ya Muhammed Mustafa 

Senin yüceliğini kelimelerle anlatamam , tarif edemem 
Son Resu'lsun sana  sevgimi cümlelerle yazamam 
Seni öyle güzel yaratan yaratmış ki bunu ben bilemem 
Şefaat eyle günahkar ümmetine ya Muhammed Mustafa 

Ey gözümün nuru sensin yaratılmışların sultanı 
Sensin bütün insanların peygamberi nebilerin seyyidi 
Sensin bütün alemin son nimeti nur-i Güneşi 
Şefaat eyle günahkar ümmetine ya Muhammed Mustafa 

Ne güzel cemalin, nurun ile yaratmış güzel Allah'ım 
Sana kelamın en güzelini vermiş kuran'da Rabbim 
Sana vermiş numaralarından en güzelini yüce  Halikim 
Şefaat eyle günahkar ve Metina ya Muhammed Mustafa 

Ya Muhammet Mustafa senin güzel cemaline öyle hasretim 
Budur dünyada ahirette de dileğim ve tek nimetim 
Ümmetin Mustafa'yım sana vereyim gönülden hemen canım 
Şefaat eyle günahlarımı metine ya Muhammed Mustafa 

Aşk doldu içim,  ümmetin oldu naçar  Mustafa 
Aşk ateşiyle pür oldu kalbim olmuş  içim yanar 
Gönlümde sevgin aşk deryası oldu durmaz akar 
Şefaat eylem ümmetine ya Muhammed Mustafa


SEYRANE

Tut elimi gezelim seninle ben 
Eğer kimse söyler isem namerdim ben 
Dertler dökülsün muhabbet yeniden 
Muhabbet uzasın gönüller sevinsin 

Gel şeyda gönül mahrum kalmasın 
Gönüller bir olsun birbirini anlasın 
Birikmiş arzular maziye kalmasın 
Çektiğimiz ızdıraplar aksın gitsin 

Gel canım hiçbir keder kalmasın 
Mutlu olalım her şeyimiz olsun 
Muhabbet arzular ızdırabı kovsun 
Her şey yenilensin gönül şad olsun 

Yalnız seyrana çıkma ne olursun 
Zavallı elimi tut oda seyran etsin 
Bu seyranda gönül mahrum kalmasın 
Gel de kalbimiz gül gibi açılsın 



MUHAMMEDİN CEMALİ

Ya Rab kalbime yardım et 
Kötülükler kalbimi olmuş bela 
Kalbim arınsın kötülük olsun helak
Kötülük kovulsun, kalbinde nur yarat 

Ben aşkınla doluyum hamdolsun gayet 
Muhammed mustafa'nın nurunu bana nasip et
Dertliyim Ya Rab senden istiyorum medet
Ahmet'in ümmetini arandır nasip et ibadet 

Günah şekerle kaplanmış zehir gibi 
Bunu her kul bilemez cehennemin azabı 
tıpkı yanardağ lavlar bozar her tarafı 
kalbimizi arındır şeffaf  olsun su gibi 

Kulların helak olmasın merhametin daimi 
Ya Rab nurunu göster Muhammed'in cemalini 
Karanlıkta kalmasın Ahmed'in ümmeti 
Mustafa'nın ümmeti  bahtiyar olsun daimi


CAN MI CANAN MI?

Yar boynun büyümüştü beni görmedi 
Göremedim Eğilen  gül müydü lale miydi 
Gözüme ilişti gerçek miydi hayal miydi 
Gölge gibi geçti can mıydı Canan mıydı 

Aniden rüzgar gibi geçti kayboldu 
Keşke yanımda biraz kalsaydı 
Bir inilti duydum acep yar mıydı 
Ah çekti can mıydı, Canan mıydı 

Nasıl da sevdim bakamaz oldum 
Ahlarla akar dereler oldum 
Bu deryada ben yine güldüm 
Beni arayan dalgıç, can mı Canan mı 

Gülüm solmuş şen değil dalları 
Bülbül terk etmiş bağları
Ne olacakmış Mustafa Ayhan'ın hali 
Halimi soracak can mı Canan mı


OL MEVLANA

Ne eylersen ondan eyle 
Ne dilersen ondan dile 
Ne istersen ondan iste
Ol Mevlana Mevlana 

Bağı var bahçesi var 
Mah yüzü  var cemali var 
Göz yaşlarında şelale var 
Ol Mevlana Mevlana 

Dillerde güzel tadı var 
Ağu değil şerbeti var 
Bülbül gibi sedası var 
Ol Mevlana Mevlana 

Kaşlarında hikmeti var 
Beyinlerde hissesi var 
Kulaklarda duyusu var 
Ol Mevlana Mevlana 

Ahengini bulmuş hoş seda 
Bu can  olsun sana feda 
Büyük nimet seni görmek
Ol Mevlana Mevlana 
Gecesinde gündüzü var 
Ay, yıldız Güneş'i var 
Türlü türlü nimeti var 
Ol Mevlana Mevlana


ALLAHIM

Bir damla su içtiğimiz zaman 
Boğazımızdan geçtiği her an
Ey Allah'ım bu ne kudret bu ne hikmet'tir
Bu kudretten almayan miskindir 

Bu kudret coşuyor fışkırıyor akıyor 
Bu kudreti hiç tükenmiyor 
Deryalar okyanuslar oluşuyor 
Sonra içinde milyarlarca canlılar 

Yaşatıyorsun oksijen veriyorsun 
Bir balık misali sudan çıktığı an 
Zıplaya zıplaya çekilir  can 
Kimi karadan kimi deryadan 

Yaşatıyorsun Allah'ım 
Ona can veriyorsun Allah'ım 
Her nefes her yürüyüş her görüş 
Hepsi senin varlığın şahididir Allah'ım


SEVGİ ORMANIYIM BEN

Kar çiçeklerinin ilk açanıyım 
Akan baharın nehir sesiyim
Nice derin deryaların anasıyım
Muş'un Bulanık söğütlü'nün şelalesiyim

Tükenmeyen sırların sahibiyim ben 
Yıldızları baş yapan ufukla Şafaklaşan 
Yaklaştıkça her saniyede durulup berraklaşan
Geçtikçe her saniye şafaktan önce tan 

Bir sevgi hissi ile dolu bir doğuluyum ben 
Doğu batı ülkemin dolu sevgilisiyim ben 
Bu kafamdaki hakikati asla sildiremem 
Atlaslara okyanusa pes demem 

Yasaklara günahlara inşallah dalmam 
Hakikaten helalin öz be öz çocuğuyum ben 
Yağmurla buharlaşan toprak kokusuyum ben 
Şiirlerden güzel kelimelerin müptelasıyım  ben 

Bülbüllerin sedası doğanın sevgilisiyim 
Ağız tadıyım bebeklerin gıdası mamasıyım
Kuzey güney hepsi benim fakat doğumluyum ben 
Güzelliklerin şahı sevginin ordusuyum ben 


KAİNATIN SAHİBİ

Geceler ne güzel ayaz 
Çimenler yeşil sanki yaz 
Ötüyor kuşlar avaz avaz 
Nimetinden binlerce  şükür yine az 

Ne güzel dizilmiş yıldızlar 
Gökleri süslenmiş pırıl pırıl parlar 
Sanki mavi atlasa tek tek asmışlar 
Ne güzel manzara her şeyi aşikar 

Geceleyin dünyaya güzel lamba 
Ne güzel yaratmış ay ve Mehtap 
Aydınlanmış her taraf bulut ay şeffaf 
Bu güzel hayat gece gündüz gayet 

Gecelerin çok güzel ve serin
Merhametin çoktur nurun derin 
Ay, güneş, yıldız hepsi eserin 
Allah'ım Sen her şeyin sahibisin 

MEST EYLE GÖNÜL

Gel kırma sen bu gönül'ü 
Gel  mest eyle sen gönül'ü 
Sevmek varken kırma dili 
Gel mest eyle sen gönül'ü 

Sende varsa güzel dil s
Sözün baldır yüzün gül 
Sevmek varken kırma dil 
Gel mest eyle  gönül'ü 

Gönül hak aynasıdır bu dil 
Öyle bir yapıdır her şeyi bol 
Derdinden coşmuş ağlıyor
Gel mest eyle sen gönül'ü

Eğer varsa sende akıl 
Sen de ara hemen hakkı bul 
Kırdın gönül'ü de ne buldun 
Gel mest eyle sen gönülü 

Bu gönülün neyini bulun 
Yaratılmış güzel cevheri 
Sen dağıtma bu yapıyı 
Gel  mest eyle sen gönülü

Gönül şerbet gibi akıyor 
Kimisi buna kezzap döküyor 
Gece gündüz gönül ağlıyor 
Gel mest  eyle sen gönülü

HEY ULUDAĞ

Ey Uludağ sen hep ağlarsın 
Niye aşık oldun hep inlersin 
Derdin çoktur durmadan yanıyorsun 
Kalbin yanıyor gözün hep gülüyor 

Korkarım ki bu aşka dayanamazsın 
Bir gün aşk aleviyle Bursa'yı mahvedersin 
Gizli aşkla durmadan hep yanıyorsun 
Uludağ derdinden anlar Mustafa Ayhan 

O karar derdin çok ki hep ağlıyorsun 
Gözyaşların aşk sıcağıyla derya olmuş akıyor 
Sakin ol şifalı olsun daima gözyaşların 
Söylüyorum sana delilik yapma sen aşkın için 

Mustafa yemin ettirdi sana 
Sana olan aşkın hatırı için 
Sen inandığın Allah'ın hatırı için 
Yanıyorsun kimse yakma sakın 

Ey Uludağ dinle sana hey çekiyorum 
Sen somuncu baba için Timur hatırı için 
Emirler Üftadeler, pirler İvazlar hatırı için 
Aşka dayan mahvetme yeşil Bursa'yı 

Lavların yeşil kubbeleri yıkılmasın 
Yükselen minarelerden ezan kesilmesin 
Timurtaşlar evliyalar hep hatıra kalsın 
Sen yalnız yan aşka dayan kimse yakma


UNUTMADIM SENİ

Bu sözlerin yaktı beni 
Gel etme dilber inan ki 
Unutmadım ben asla seni 
Kardeş kardeşi unutur mu 

Kardeş dediğin iman hep aynı 
Sevgisini hiç yitirir mi 
Bu sevgim her canlıya aynı 
Kardeş kardeşi unuttur mu 

Kardeş dediğin kalbe yazılmalı 
Kalpteki yazı hiç silinir mi 
Ayrı düşen kardeş  aranmaz mı 
Kardeş kardeşi unutur mu 

Kardeşin öyle gül uyandım ki 
Aynı cevher hiç pas tutar mı 
Kardeşe kem bakar mı 
Kardeş kardeşi unutur mu 

Kardeş dediğin sanki politik mi 
Kardeş acısına üzülmez mi
Acımayan kardeş sayılır mı 
Kardeş kardeşi unuttun mu 

Kardeş kardeşten ayrılmaz mı 
Bir gün kara toprak yutmaz mı 
başlarda gözyaşları akmaz mı
Kardeş kardeşi unuttur mu


KALANLARA SELAM OLSUN

Ben giderim bu cihandan 
Benim yürek paramparça 
Onun için ben Katar mı 
Kalanlara selam olsun 

Güneş doğar böyle batar 
İnsan doğar bir gün Göçer 
Kara toprak bizi yutar 
Kalanlara selam olsun 

Mustafa'dır benim adım 
Hakikati çok aradım 
Şerbet gibi hem de tadım 
Kalanlara selam olsun 

Ehli iman selamlarım 
Hep sevenin çok bahtiyarım 
İşte geldiğim gibi gidiyorum 
Kalanlara selam olsun 

Gerçekleri hakikatim 
Severlere sevgi kattım 
Allahtan şefaat dilerim 
Kalanlara selam olsun 

İşte artık ben gidiyorum 
gözümü açtım gözümü yumdum 
Kara toprağa konuk oldum 
Kalanlara selam olsun

IZDIRAP KADERİMİZ

Günler gelip geçiyor hep yalnız 
Canım bağı bahçeyi istiyor his yalnız 
İstiyor ki cananla beraber yer ıssız
Silinmesini sevgi sevinsin cana tek yalnız 

Sevinsinler sevgiler sevgisiz maruz 
Unutulmasın sevgin kalbimde yalnız 
Ayrı düştüm mekandan kovulduk biz 
Zaman ruhsatlı büyük bir hırsız

Sabreyle demişler bizim büyük velimiz 
Sabır bizim inancımız imanımız 
Kadere inanırız kader bizim yazımız 
İmanla inandık sevinsin sevgimiz 

Canım seni istiyor kalmasın mazimiz 
Maziler çürüsün bol olsun Goncamız
Muhabbetler bol olsun sözler balımız 
Biz böyle razıyız ızdırap kaderimiz

HİS MAHŞERDE

Seven aşıklar sonu hüzün 
Gözleri yaş halleri perişan
Bahtları kapanık soluk 
Kapkaranlık bir bulut gibi 
Yolları engel her şey kara diken 
Kavuşmak azgın aslan iken 
Umutlar sonsuz uzayda 
Hisler arıyor her yerde 
Pencereleri ay ve güneşte n
Nefesleri en yakın yerde 
Gözükmüyor hiç gözlerde 
Bağlanmış umut o sözlerde 
Kavuşmak maksat o bahane 
Kaderleri yazılmış daha evvel de 
Huzur yok hep hüzün ne gelir elden 
Yazılar yazılmış böyle herhalde 
Cefaları mazi olmuş böyle 
Izdırap olmuş hikaye herkesin dilinde 
Kimi hissetmiş acıyı kimi hiçbir şey 
Yıkılmış dünyaları yok neşe 
Tüm umutlar his mahşerde 
Kalpleri atıyor cennet bahçesinde 
Gerçek dünya orada elbette 
Her şey son içilecek o şerbette


DERYA OLDUM BOĞULAN BENİM

Aşka düştüm ben ağlarım 
Gece gündüz beni yanarım 
Ağlar çekip hep ağlarım 
Derde düşen revan benim 

Ben dilbere böyle yandım 
Gece gündüz hep feryadım
Dilber gitti yalnız kaldım 
Yalnız kaldım çok ağladım 

Kalan sensin gidin benim 
Aşka düşen yanan benim 
Ben hastayım hep inlerim 
Aşk ateşinde ben yanarım 

Sefa senin zahmet benim 
Aşka düştüm derbederim 
Aktı aşktan devrelerim 
Derya oldum boğulan benim 

Aşk deryasında çırpınıyorum 
Deryasında ben yüzerim 
Herkes geçti yalnız kaldım 
Aşk deryasında ben boğuldum 

yüzücüyüm ben demiştim 
Huri gibiydi ben sevmiştim 
Ben bu aşka nasıl düştüm 
Bilmeden ben gömüldüm

ŞEFAAT

Bu toprakta neler var neler 
Bir gün silkinip uykudan uyanacak 
Lekesiz tertemiz güzel insanlar 
Herkes yeniden doğacak topraktan 

Devirler nebilerle Resulünle olacak 
Herkes ayrı ayrı sorgulanacak 
Nebiler resuller şefaat arayacak 
Ümmetine şefaat eyle Mehmet Mustafa

Ümmetin dirilmiş beyaz zambak gibi 
Sahabelerin Çoban olmuş Üveys gibi 
Bu sürüye kurt hiç girer mi 
Salavat bizden şeffaf senden ya Muhammed Mustafa 

Ümmetin her ümmetten daha belli güçlü 
Alinin narasıyla Bilali habeşinin ezanıyla buluştuk 
Asıl sorgu meydanında 
Ümmetine şefaat eyle Mehmet Mustafa


VOLKAN

Bulutlar dolaşıyor yine 
Kalbinde şimşek çakıyor
Ahuzar içindeyim ben 
Yağmurlar mı beni boğacak 

Kalbimde bir şeyler oluyor 
Zelzelemi olup gönül yıkılacak 
Gönül bendimi koparacak 
Korkarım ki selde kişiyi boğacak 

Bu aşk deryasına bent dayanmaz 
Bu gönüle çare bulunmaz 
Bu aşk deryasından geçilmez 
Bu dereye gömüldüm ben yine 

Kalbimde okyanuslar dalgalanıyor 
Sanki çarkın dişleri beni hep eziyor 
Gönül şahlanmış şahinlerle savaşıyor 
Aşk volkanıyla kement atıyor 

Aşk mı insanı böyle herkül yapıyor 
Aşık olan hiç bir deryadan korkmuyor 
Ey deli gönül sen bu aşka baş gelemezsin 
Ne kadar erken olursan yenemezsin uğraşmak 


ZAMAN ÖMÜR DEVİR

Sonbaharda bahçeyi gezdim 
Seyrettim gördüm her şeyi 
Perişana dönmüş her şeyi 
İlkbaharda ben bulamamıştım 

Ben o güzel bahçeyi 
Vardı gencecik dalı goncası
Budarken kuru dalları keserdim 
Öylesine hep budadım 

Dediler sonbahar olmuş 
Baktım her taraf solmuş 
Bülbüllerin sesi kesilmiş 
Baykuş bahçeyi işgal etmiş 

Yalnız kalmışken yeşil selvi
Sanki göklere doğru boy vermiş 
Diğer ağaçlar yaprak dökmüş 
Hiçbir yaşam kalmamış 

Bulutları artık dolaşıyor 
Hava yavaş yavaş soğuyor 
Denize kamplar boşalmış 
Hiçbir yerde insan kalmamış 

Yaylalarda çadırlar sökülmüş 
bütün yeşillikler kurumuş
Böcekler yuva yapmış
Oturacak yer kalmamış 


AŞK NEDİR

Paramparça benim yürek 
Harman oldum samanlarımı 
Savurdular kürek kürek 
Saman uçtu buğdayım kaldı 

Ayırdılar beni senden 
Ayrı düştüm yine ben 
Her dem ağlar gözlerimden 
Ayrılıp nedir gel de benden sor

Ben Mustafa'nın hep yazarım 
Yar elinden her an intizarım 
Dertlerden çok anlarım 
Dert nedir gel benden sor 

Ayhan'ım der hem de söyler 
Bağrı yanık her dem ağlar 
Sular gibi durmaz çağlar 
Derya nedir gel benden sor 

YUTACAK BİR DEV AYHAN'I

Göründü gözüme 
Rüyamı uydu düş mü 
Duruyordu karşımda 
Hayal mıydı, hülya mı 

Cemalini gördüm 
Mah mıydı  dedi Mehtap mı 
Ne çabuk kayboldu 
Keşke biraz kalsaydı 

Nevbaharlar sessiz
Lalezar Bülbül aciz 
Yutacak bir dev Ayhanı 
Dilsiz dudaksız 

Kovuldum yurdumdan 
Ben tek ve yalnızım 
Kader bizim yazımız 
Biz kadere boyun eğeriz

YAR USLANMAZ MI?

Ben böyle yanıyorum ya hissetmez mi 
Aşk Alevi yakıyor beni yar yanmaz mı 
Aşk titretiyor beni yar titremez mi 
Ben usandım aşk elinden yar usanmaz mı 

Dertlere daldım yer dalmaz mı 
Ben aşkınla revan oldum yar olmaz mı 
Ben canımdan vuruldum yar duymaz mı 
Ben bıktım aşk elinden yar bıkmaz mı 

Ben aşk elinden mahvoldum yar olmaz mı 
Kovuldum gittim bu elden yar alamaz mı 
İntizar oldum hasret kaldım diğer kalmaz mı 
Kadere kızdım boynumu eğdim yar eğmez mi 

Ben çilekeş oldum çekiyorum yar çekmez mi 
Bütün uvuzlarımla seviyorum yar sevmez mi 
Yurekten yanarım intizarımı canın anlamaz mı 
Yandım kül oldum toprağında yer kül olmaz mı

ÖMÜR TALANI

Mustafa neden böyle duygulu musun derdin mi var 
Yoksa başın mı belalı harap olan bir kalbin mi var 
Günden güne  soluyor benim de arş-ı bezim var 
Mustafa gidiyor buyurun dostlar bu ömürde talan 

Analar babalar geldi gittiler hani onların neyi var 
Duygulusun dedim ben kendi kendime neyim var 
His, duygulu analar, dişi hayvanlar yavrusunu yalar 
Buyurun bacılar Mustafa gidiyor bu ömürde talan var 

Duygu değil mi?uykudan uyanan analar vay bebeğim ağlar 
Bu his duygu sevgi veren yaratana gel etme inkar 
Gel ezme beni hakka dön Allaha avuç aç yalvar 
Buyurun kardeşler Mustafa gidiyor bu ömürde talan var 

Uyan ey kardeşim seni yürütene parmağını oynatma yalvar 
Gözlerini aç şu güzel cihana bak çayır çimene ibret al 
Evet Ayhan duyguludur ciğerinde kızıl ok girdi  alkanlar akar 
Mustafa ölüyor buyurun bacılar bu ömürde talan var

GÖNÜL ŞAD OLSUN

Yine mi kırıldı zirvedeki gönül 
Bozuldu gönül bağları 
Gel gülüm kırma sen bu gönülü 
Hisler bir olsun gönül şad olsun 

Gül bağımız bol olsun 
Bahçemize bülbüller konsun 
Her tarafta rengarenk olsun şenlensin 
Hisler bir olsun gönül şad olsun 

Güllerimiz sümbüllerimiz olsun 
Kumrular, bülbüller konusun 
Bülbül baykuşu kovsun 
Hisler bir olsun gönül şad olsun 

Gel gül gönüller şen olsun 
Kem gönül küsmüş alınsın 
Gel gül gönüller bir olsun
Hisler bir olsun gönül şad olsun 

Bu bahçede hisler ümitler kırılmasın 
Bu bahçede sümbül zambak  bol olsun
Mevsimler baharlar sonbaharı kovsun 
Hisler bir olsun gönüller şad olsun

İNANÇ KAPISI

İmandır huzurun gerçek kapısı 
İslamdir temelin sevgi yapısı 
Gönüllerde temiz olup perdesi 
İnsan odur gerçek huzur olması 

Bir gün çürüyecek o güzel teni 
Neyleyim dünyanın malını hevesini 
Gönüller hakkı arayıp bulması 
Mümin odur ki hak ile gözünü yumması 

Ayhan diler Hakk'a aşık olması 
Aşsam aşk dünyasının fırkası 
İçsem aşk şerbetinin hepsi 
Gönül dallarının olsaydım goncası 

Ayhan uyanın ey İslam kardeşim 
Tekbirle hakkıyla buluşalım 
El ele verip tövbeyle arınalım
Hak la ilahe illallah diyelim


YAPMA

Ey güzel gamzeli Canan 
Sanki atom bombası gibisin 
Gözündeki heybetli bakışın 
Yaktı öldürdü kül etti beni 

Bütün gençlik bahçemi 
Soldurdun Kül ettin 
Sakın sır gibi gizli olan 
Filizlerimi yakma 

Bir gün aşk bahçesi olacak 
Büyük dallara yaprak verecek 
Sevenler gölgeleyecek altında 
Sakın bir daha yapma beni yakma 

Gel gelsen de bana takıl 
Bahçelerim senindir senin için 
Goncalarım olmuş çiçeklerimde 
Onlar senindir soldurma sakın 

Bir garip var demiştim sana 
Bahçıvan olmuş gül yetiştirir boyuna 
Zavallı fakir şair Mustafa 
O senindir onu sakın öldürme


KEKLİĞİM

İki keklik bir kafeste ne güzel 
Güzel keklik hem severdi hem öter 
Biri uçtu eşi kaldı kafeste hep ağlar 
Şu kafeste can sıkılmaz mı 

Güzel keklik kaytan gerdanlı
Seherlerde misli Bülbül dem öterdi 
Beyi uçlu eşi kafeste zar eyledi
Şu kafeste can sıkılmaz mı 

Güzel uçtun gittin Mahzun kaldın 
Şu dağlarda yaylalarda yalnız kaldın 
Sen beni unuttun kafeste canımı sıktın 
Şu kafesten can sıkılmaz mı 

Can bunu sanma ben yaşarım 
Sen uçup  gittin yalnız kaldım 
Kırlara dağlara hasret kaldım 
Şu kafeste can sıkılmaz mı 

Hilal karşılayacağım silebentilm 
Ara sıra sen öterdin ben dinlerdim 
Biz ayrı düştük can sesine hasret kaldım 
Şu kafeste can sıkılmaz mı 

Mustafanın ruh kekliğiyim 
Seni hiç görmeden sevmiştim 
Uçtum gittim ayrı düştüm 
Bu kafeste can sıkılmaz mı

GÖZLER AĞLAR

Dilber duri sanki huri aşkı benim 
Böyle gelmiş böyle gider ferman benim 
Ben gam ile yaşıyorum ahlar benim 
Derde düştüm söylüyorum gözler ağlar 

Ben candan ayrı düştüm hep ağlarım 
Divane olup gece gündüz Çağlar olup akan benim 
Genç yaşında lodos esti solan gülüm 
Dilberi gören ayrı düşen gözler ağlar 

Mah yüzlüm naz çekiyor vaylar benim 
Hiç geçmiyor gece gündüz aylar benim 
Dilber vurdu yara açtı çeken benim 
Ahlar çekiyorum gözler ağlar acı benim 

Dilber gitti yalnız kaldım ağlayan benim 
Azap çekiyorum hayatından bezen benim 
Yuvarlanıp aşk çukuruna düşen bebenim
Alev aldım aşk oduna yanan benim

NAHÇİVAN

Ben civana vuruldum civan etti beni zar 
Derdinden perişan oldum ben ahu zar 
Civan tti beni divane kalbimde Nahçivan 
Nahçıvan'da yandım gülüm olmuş Ruhsar 

Ruhi zarla ben yardım ahuzar oldum 
Ahu zar olup, Ben civana yenildim 
Gülüzarlıyım ben sarardım soldum 
Bir tebessümle yandım ben tutuştum 

Ey canım Ruhsar olma yakma sen beni 
Ben garip kapanık dertliyim gel sor beni 
Bülbül'ün küsmüş zar değil gel öp elimi 
O güzel ruhlu gözler yaktı beni 

Nahçivan aşkınla oldum aşk çanağı 
Aşk çanağıyla yandım ey canımın canı 
Ruhi sarla mahvettin sen beni 
Gülüm sar olma gel sar beni

HİLAFSIZ

Yazıyorum sözlerim hilafız 
İçim yanıyor kalbim takatsız 
Lalezar olmuş Bülbül aciz 
Mustafa sorar ne olacak halimiz 

Yaz ayında bozuldu bağımız 
Güller bozuldu soldu lalemiz 
Bülbül uçtu ağladı Kanaryamız 
Mustafa ağlar bozuldu bağımız 

Ömrümüz geçti bozuldu bağımız 
Ağardı saçımız görmüyor gözümüz 
Yar bizi terk eyledi o güzel canımız 
Mustafa sorar ne oldu o güzel tenimiz

Laleler şen, ne oldu gülümüz 
Söylemiştim bu dünyada misafiriz 
Fırsat varken önce şehadetimiz  
Mustafa söyler bugün susacak dilimiz 

Bir gün can çıkacak atar  nabzımı  
Kafesten uçup gidecek koçumuz 
Kara toprak olacak yerimiz 
Mustafa sorar hani yatak yastığımız 

Dertliyim zarım var derindir yaramız 
Allah'tan isteriz derdimize dermanımız 
Günahkarız isteriz Allahtan akımız 
Ayhan sorar akımız olmazsa vay halimiz

OL YÜCE GANİ

Yar yabancı oldu, o canımın canı 
Bir defa tebessüm et alayım sevgi gıdamı 
Beni sana bağlamış olacak yüce gani 
Sevgin demetlerinden biri hissesi 

Senin sevgi hissesi sevgin, benim hissim 
Hissinle yaşıyorum ben sevgin benim nefesim 
Görmek istiyorsanız benim canım 
Göremiyorum seni ben de çok efkarım 

Hissin titretiyor sevgin yakıyor beni 
Kalbim av olmuş aşkın avcı ateş beni 
Avlamış kalbim dolmuş aşkın ateşi 
Aşkın hissin sevgin yakıyor beni 

Avlanmış gönül içmiş aşkın badesi 
Takatsiz kalmış gönül sevginin gıdası 
Yar yabancı olma gel yakma sen bu canı 
Beni sana bağlamış ol yüce gani


ALLAHIM

Ben Mustafa kalbim yana yana 
Ben geldim divanı'na dergahına 
Yalvarırım gece gündüz sana 
Ya Rab ikinci Yunus kulun Mustafa 

Gece gündüz dergahında avuç açar 
Ya Rab Muhammed Mustafa'nın aşkına
Aşkın deryasında yudum bana 
Allah dedim düştüm aşkın yoluna 

Mustafa'dır senin kulun kurban sana 
Her an her zaman aşık olmuş divanına 
Aşık olmuş hem dağına hem taşıma hem aşkına 
Ya Rab nail et şair Bülbül girsin aşk bağına


HAKİKATLİ GÖNÜL


Bu gönlüm delinecek mi belki bir gün
Bu gönlüm arzuladığını bulacak mı Bir gün
Bu gönlüm ilahi nimetlere şükür edecek mi Bir gün
Bu gönül yaralı halimi soracak mı Bir gün

Bu alem gönül sultanını arayacak mı bir gün
Bu alem, hak kitabımız Kuran'dır diyecek mi bir gün
Bu alem kör olduğunu anlayacak mı bir gün
Bu alem hakikat ile yüzleşecek mi bir gün

Bu gönlüm yaralı kalplere ilaç olacak mı bir gün
Bu gönül yaren olup yaraları iyileştirecek mi bir gün
Bu gönül kimsesiz hastalara şifa olacak mı bir gün
Bu gönül gönüllerin sultanı ile buluşacak mı bir gün

GÜLŞEN BAĞIM AŞKINA

Garip Yunusun yine düşmüş  yollara
Yollarda engelleri aşarak çıktım dağlara
Minik bülbülüm şeyda olup kondu bağlara

Bağlarımda  gülşen'imi viran etme
Ya Rab garip Behlül'ün  Şeyda olmuş
Bağına konmak istiyor seda hoş
Mansurun kül olmuş savrulmak istiyormuş

Bağlarımda Gülşen'imi viran etme
Garip Muhittin Arabi sinesi delindi
Hiç dinmeyen aşkı ile yandı Şeyh Serani
Gece  gündüz zikir eden Seyda Ahmet Cizeyri

CENNET TE BULUŞALIM

La ile heilAllah diyelim
Cennet kapısını açalım
Cevher deryasından  içelim
La ile heilAllah diyelim

Hak aşıkları olalım
Rıdvan'dan izin  alalım
Hak Resulullah ile buluşalım
La ile heilAllah diyelim

İnan Cennet'e girmek çok kolay
Ayırt edersen halel ile haramı
Yap tehvidi, namazı niyazı
Gönülden La ile heilAllah diyelim

Cennet yolunu bulalım , kapısını açalım
Cennet bağına girip, Firdevsi alayı görelim
Şeyda bülbül gibi daldan dala konalım






Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

.

  Varlığın ötesinde, bir sır gizli,  Her zerrede bir aşk, ilahi ve saf,  Kalpten kalbe yolculuk başlar,  Mânâ denizinde, derinliklerde saklı...