FIRAT
Gezdim dolaştım gördüm hayranım
Hayran kaldım güzel akarsularıma
Bol bereketli cömert sularıma f
Fıratıma, dicleme, seyhanıma ceyhanıma
Up uzun kıvrım kıvrım Kızılırmağım
Fıratıma kurulmuş keban güzel
Bentler göletler göller tıpkı deniz gibi
Ne güzel akıyor bitmeyen bereket
Özgürce akıyor toprağa cömert
Bakınca sanki uçsuz bucaksız derya
Hiç eksilmez hep güldürür yüzümüzü
Bereket fışkırır geçtiği topraklarda
Çağırıyor bazen ağlıyormuş gibi
Geceleri sessizlik içinde uyuyormuş gibi
O azgın fıratım zincire vurmuş gibi
Süzgün bir deliydi belki de yorulmuş gibi
Uyanmış seher vakti akıp gidiyor
Bereketli topraklar gülümsüyor
Bulutlar toprağın şarkılarına eşlik ediyor
Kan damarda durmaz Fırat gibi coşuyor
SELAM SANA IRMAKLARIM
Dolaşıp gidiyor nice memleketlere
Bağımsızdır özgürce akar diyarlara
Bereket verir uğradığı yerlere
Tıpkı sütünü esirgemeyen ana gibi
Kollara ayrılmış uğradığı yerlerde
Akıyor Nehirlere, çaylara derelere
Ayrılmış kol kol akıp gider ovalara
Önüne bentler kurulmuş duvar gibi
Çiftçiler ekin sular mavi sularınla
Motorlar çekiyor hiç durmadan
Bitmeden bereket veren nimetinle
Canlar sana dua eder zikir gibi
Tabiat seninle güzel, bahçeler mutlu
Güzelleşen mevsimler hala umutlu
Baharda şenlenmiş Gülşen gururlu
Susma çağla hep şarkı söyler gibi
İNKARCILAR
Sanki putlaşmış bu insanlar geldi
Çağdaşlık diye memleket talan edildi
Çağa biat için ruhları kurudu
İnancı kurumuşlara rahmet gerekli
Yaptıkları talana arıyorlar mana
Sanki tiyatro sunuyorlar insana
Bunlar inanmaz rehber kuran'a
Bu zümreye itikat ve iman gerekli
Vakit geldi gelen göçtü ebediyete
Kimler geldi kimler göçtü ahirete
Hüsran anın çat kapı geldiğinde
Son nefesinde kelime-i şahadet gerekli
Felsefesini bilmeyen tabiat yarattı der
Tıpkı atasını maymun bilenler
Ademden ile Havadan bahsetmezler
Ayetlerin kıymetini bilmeleri gerekir
Meğer putperestler çoktan helak olmuş
Maymun ataları cehennemde mi yanmış
Takvayı bilmeyen atam maymun demiş
Vakit kaybetmeden imana çağırmak gerekli
BENİ MUHAMMEDSİZ BIRAKMA
Gök yüzünde dolaşır bembeyaz bulutlar
Bir deniz gibi masmavi göklerde bulutlar
Ateş böcekleri gibi ışık saçar yıldızlar
Kara çarşafa bürününce kapkara geceler
Gündüz kuşlar uçuyor gece yarasa
Bu bir deniz mi gök mü yoksa arsa
Tümünü Hak yaratmış ne varsa
Uçasım var sonsuz derin Semaya
Bulutlar dolaşır gölgesi dağlara düşer
Sanki derya da yüzen balinaya benzer
Manzara sunuyor çeşit çeşit bulutlar
Güneş doğarken neşelenir bulutlar
Bir yıldız doğar Bedir'den sessiz
Karanlık çekilir semadan sedasız
Bu ne nizam ne intizam Yarabbi
Mustafayı Muhammedsiz bırakma yarabbi
GONCALI YUVA
Gel kumrum gel bana
Bahçemde Gül sunayım sana
Lale sümbülüm solmadan
Gel bana kumrum gel bana
Güneşim doğmuş ilk baharım
Mevsim güzel gül baharım
Baharım da mevsimim de senin
Dal bahçeme menekşelerim senin
Tomurcuklar açmış Güllerim senin
Gül goncaları karışmış birbirine
Bir gün Kumrum gelir diye
Sevinçten kanatlanmış gibiyim
AŞK YOLU
Aşkla düştüm yoluna
Ey Allahım her şeyim sana
Bu canım senın yoluna
bu can kurban olsun yoluna
Bir mükafat olsun Ayhan kuluna
Gece gündüz düşsem Mekke yoluna
Rehberimiz Muhammed Mustafa
Yüz sürmeye geldim nurlu yoluna
Aşık oldum ben divanına
Divane oldum ben şanına
Bu can kurban olsun sana
Bu can kurban canı canana
Boynumu büküp geldim sana
Aç Kollarını yağ Resulullah
Şefaat et cümle ümmetine
Şefaatin olsun her anında
Bu yolda mecnundur Mustafa
AYRI DÜŞTÜM
Naz ile büyümüş bu gül
Ne olur incitme sakın Bülbül
Mazimiz var kırılmasın dil
Gülü bende severim Bülbül
Aşkına deli oldum bu güle
Ne olur kırmasan beni yine
Bende senin gibi gül derdinde
Gece gündüz sen gül dalına
Konuyorsun haberin yok
Yalnız kaldım mahrum yine
Beni de kat gül sohbetine
Açayım derdimi gonca güle
Ben gül için oldum divane
Olmuşum yine aşkına pervane
MUSTAFA NEDEN İNLİYOR
Mustafa neden derin derin inliyor
Çünkü dertlidir ondan inliyor
Takati yok derde dayanamıyor
Her gün gülümden bir Gonca soluyor
Onun için Mustafa hep inliyor
Dünya fanidir der geçip gidiyor
Somali'de çocuklar açlıktan ölüyor
Anneler perişan çaresiz ağlıyor
Onun için Mustafa hep inliyor
İnsafsızlar boyuna ırkları çoğaltıyor
Küçük lokma kolay yutuluyor
Avcıya avlanmak kolay oluyor
Onun için Mustafa hep inliyor
Bu zulme kimse dur diyemiyor
Onun için Mustafa hep inliyor
Kimisi şaşırmış sağa sola bakıyor
Kimisi acıdan hüngür hüngür ağlıyor
Hayret doğru yol budur diyemiyor
Onun için Mustafa hep inliyor
Kimisi ata binmiş cirit atıyor
Onun için Mustafa iniyor
UYAN
Mustafa uyan diyor uyanmayan onlara
ey öleceğini sanmayanlara
Hayret gözü açık uyanmayanlara
Uyanık zannederler gaflete dalmışlar
Mustafayım neden böyle oldum ben
Alevler fışkırır dertli kalbimden
Yanan şömine gibi yine yanarım ben
Alevler dönüyor ayhan'ın kalbinden
Devran böyle gelmiş böyle gidiyor
Baba oğul'u oğul babayı tanımıyor
Baba anne tarafından azarlanıyor
O yüzden kalbimde volkanlar dönüyor
Alevler dönüyor kalbimde demiştim
Onun için yanarım gece gündüz ben
Eğer herkes uyanırsa barışsa yeniden
O zaman volkan söner elbet kalbinden
BİZİM DAĞLAR
Gel bağlarımız öksüz kalmasın
Günlerimiz açılıp hep şen kalsın
İyilikler kötülüklere galip gelsin
Gel kon bizim bağlara bağlara
Kötülükler hep yok olsun
Kon bizim bağlara bağlara
Dalımıza bülbüller konsun
Gel Kon bizim bağlara bağlara
Goncalar sana hasret ,bir görün
Bahçemde çiçeğim solmasın
Gül senden mahrum kalmasın
Gel kon bizim bağlara bağlara
Yaz geldi bahçem yeşile bürünsün
Bahçede çiçekler öksüz kalmasın
Goncalar seninle süslensin
Gel kon bizim bağlara bağlara
YA RAB
Aşk mı bitti fenerimi söndürdüm
Lambada fitilimi gazımı bitirdin
Kalp mi döndü gönül'e kezzap mı döktün
Gönül tahrip olmasın sevgiler şart olsun ya Rab
Kalbimdeki sevgi bitmesin aşkla yansın
Yansın ki dünyanın malına takmasın
Kalbim aşkla dolsun, yoluma engel olsun
Gönül tahrip olmasın sevgiler şart olsun ya Rab
Yolum hep diken olsun güller Gonca ezilmesin
Gonca güller hep şen kalsın Bülbül ağlamazsın
Her yer Müzeyyenle muayyer olsun
Güller şen kalsın gönül tahrip olmasın ya Rab
Ormanın yanmasın dumanın çıkmasın Bülbülüm kaçmasın
Bağım hep şen kalsın kafessiz bülbüller hep coşsun
Coşsun ki sevgilisizler kalmasın sevgiyle şen olsun
Gönül tahrip olmasın gönüller şad olsun ya Rab
Gönül bağı yanmasın sevgiler uçmasın ya Rab
Kalbimiz kırılmasın sevgiler dökülmesin ya Rab
Helak olmayalım inancımız imanımız olsun Ya Rab
Gönül tahrip olmasın sevgiler hep şad olsun yaRab
YABANCI OLDUN
Gelecektin nerede kaldın
Güleceksin hep ağlattın
O güzel gözlerin neden yumdun
Ah yabancı oldun bir daha göremedim
Nerelerde kaldın ey güzel dil
Hani şifa olacaktın dert değil
Sen neden başkasına verdin meyil
Sen beni rüsva ettin hem de rezil
Hiç olur mu öyle ey güzel dil
Sen Mustafa yaktın sanki fitil
Hani hem bana kokacaktın karanfil
Sen öyle değildin e güzel dil
O güzel zülüfler busesiyle yaktın dil
Burcu burcu kokuyorsun Gül hani Bülbül
Bülbülü uçurdun yazık o bağ-ı gül
Bağ bülbülsüz olur mu ey güzel gül
AŞK BENİ HARAB ETTİ
Bu aşka nereden düştüm
Çeke çeke yoruldum
Gece gündüz inliyorum
Bu aşk beni harap etti
Bursa'dayım ben yine
Gece gündüz hayalinle
Ben bu aşka düştüm yine
Bu aşk beni harap etti
Aşk diye diye yaktın beni
Virane oldum, kül etti beni
Perişan halde vurdun beni
Bu aşk beni harap etti
Bu aşk uludağ'dan esti
Mustafa'nın kalbini kesti
Feryadım her yerden duyuldu
Bu aşk beni harap etti
Bursa'da bir Meral gördüm
Onun ela gözlerine vuruldum
Aşk ateşine düştüm yandım
Bu aşk beni harap etti
KONUK DAĞLAR
Sana derler Süphan dağlar
Ulu kuşları sana konar
Sabah güneş sana Açar
Peygamberler konuğun dağlar
Ah dağlar ağrı dağlar
Senin hem ahu zarın var
Hep yazın hem kışın var
Nuh'un gemisini taşıyan dağlar
Sana derler Palandöken dağlar
Sürülerin Katar Katar
Senden çobanlar kaval çalar
Akşam güneş sende batar
Ey dağlar bilican dağlar s
Söğütlüden Mustafa bakar
Sende Gezer sende yatar
Bülbüllerle durmaz coşmaz
FENA YAPAR
Bülbül seherde figan eder
Mü'min durma niyaza gel
Ecel kurttur takip eder
Bir gün bizi fena yapar
Günahımız çok ağırdır
Günahımız tıpkı dağdır
Sabah uyanınca kuşlar öter
Kalbimizi ferah yapar
Niyaz'a uyanın Allah'ı var
Gafur Allah bizi affeder
ZAMAN GÜNEŞİ
Bir nur göründü van'da
Bereket fışkırdı orada
Her yer şenlendi o bağda
İlim deryası geldiği zaman
Bir derya coşuyordu orada
Herkesin gönlüne, bağrında
Bülbüller şenlendi gül bağında
O mübarek geldiği zaman
Herkes helalleşti barıştı
Daha önce herkes şaşkındı
Herkesin kalbine nur girişti
O mübarek geldiği zaman
Otlar yeşerdi renk verdi
Bereket, bolluk, rahmet yağdı
Kısır koyun yavru verdi, Nine sevindi
O mübarek Van'a ayak bastığı zaman
Bülbüller birbirlerine haber verdiler
Kelebekler sevinçten uçuştular
Kırlangıçlar müjde diye cirit attılar
Bedi-üz Zaman van'da ezan okunduğu an
BİR VOLKAN
Annemin kızması dağın gölgesi
annemin kızması gönlümün hepsi
annemin gülmesi cennetin kapısı
Annemin gülmesi cennetin bahçesi
İçimden bir Volkan dönüyor
Yine içim alev alev yanıyor
İçimde bir his gönderiyor beni
İçimde bir his titretiyor beni
Zamanın çarkları gönderiyor sizi
Zamanın çarkları öğütüyor beni
Zaman nerede her şeyin içinde
Zaman nerede her elde ve çin'de
Zaman geçiyor Rus'ta acem'de
Güneş batıyor dünyanın her yerinde
Zifir karanlık bursa'da ve hürriyet'te
Ayhan aşkınla her an her dem her yerde
MEĞER ÖMÜR BÖYLEYMİŞ
San ki hayat bir bahar gibi
Hayat nasıl da çabuk geçti
Bir nevbahar gibi çabuk bitti
Meğer ki ömür böyle geçti
O toz pembeler hemen bitti
Gül çimen bahçemde neşe kalmadı
Gül şenliğini yitirdi soluverdi
Meğer bir ömür böyle geçti
Yaprak döken dallar üşüdü
dallar cıvıl kaldı her yer buz tuttu
bu zembilli oluştu o günler unutuldu
meğer bir ömür böyle geçti
o şenlikler yok oldu her yer sis kaldı
sanki dağlar küsmüş yaz bağlamış
Ne yapalım kaderimiz böyle yazılmış
Meğer bir ömür böyle geldi geçti
Mustafa'nın sözleriyle böyle yazılmış
O güzel günler takip etmiş denemiş
o güzel kaşlarıma saçlarıma ak girmiş
Meğer ömür böyleymiş geldi geçti
Bir iyi günler artık hep geride kalmış
O güzel gözlerime mi yok girmiş
Yüzüm buruşmuş cildin bozulmuş
Meğer ömür böyleymiş geldi geçti
HAKTAN GELEN N HAKKA DÖNER
Gün dolanır ömür biter
Doğan büyür bir gün göçer
Ezan sesi rahmet saçar
Haktan gelen hakka döner
Gece olur ay dolanır
Kimi göçer kimi kalır
Kalanlar da bir gün göçer
Haktan gelen hakka döner
Bahar gelir çiçek açar
Bir gün gelir ömür biter
Beyaz kefen hemen biçilir
Haktan gelen hakka döner
Yüce dağlar buluta bürünür
Bir gün başım duman olur
Naçar ömrüm talan olur
Haktan gelen hakka döner
Güzel sanma böyle kalır
Gün gelir güzellik sözde kalır
Hakka dönsen iyi olur
Haktan gelen hakka döner
BAHARIM VE YAZIM
Ben bu güle çok acıdım
Gül dikenine takıldım
Ahuzar oldum, vah ettim
Ben bu güle takıldım
Gülüm her şeyim canım
Goncası da dermanım
Hem baharım hem yazım
Ben bu güle takıldım
Ben bu gülü gördüm
Cemaline hemen vuruldum
Gocasına el attım
Ben bu güle takıldım
Düştüm yere serildim
Kendimi yerde buldum
Bu goncaya vuruldum
Ben bu güle takıldım
Gül her şeyim canım
Ben bu güle feryadım
Yoktur benim didarım
Ben bu güle takıldım
Gül senin için derbederim
Gece gündüz Bülbül gibi öterim
Gülüm sormuş hep ah çekerim
Ben bu güle takıldım
AZGIN NEFSİM
Ey günahkar azgın nefsim sen de benimle yanacaksın
Yaptıkların sanki sana kar mı kalacak belanı bulacaksın
Azan bir nehir gibisin bulanık akıyorsun ne zaman durulacaksın
Mahşer gününde hüsran olursun pişman olacaksın
Ey zalim nefsim vesveseye kapıldın boğuluyorsun
Yaptıklarını mahşer gününde bulursun nereye kaçarsın
Umudum odur ki tövbe eder ağzına gem vurursun
Gelecek mahşer gününde sende çok ağlayacaksın
Yaptığın günahlar sanma sana kar kalacak
Kötülükleri arama iyi şeyleri ara bulacaksın muhakkak
Bir gün güzel gördüğün zevklerin hesabı sorulacak
Mahşer gününde hüsran olursun çok ağlayacaksın
Elbet mahşer günü mahkemeyi Kübra gelecek
bütün kullar o gün tek tek sorguya çekilecek
O zaman beni de mahvedersin halimiz ne olacak
Gelecek mahşer gününde beni de perişan edeceksin
Ey zalim nefsim çok hakikat gördüm artık dön
Zaman geçti yaklaştı ölüm tövbe et sayılıdır nefesin
Acaba ne olacak ölürken son nefesimde sözüm
Allah'ım mahşer gününde perişan etmek kulunu
ADIM MUSTAFA
Ben Fatma'dan doğmayım, adım Mustafa
Yalvarıyorum gece gündüz sana ya Muhammed Mustafa
Eğer mağduru muğur olursam yardım et bana
Ben gelmişim bu dünyaya yolcuyum yana yana
Allah'ım resulün aşkının bülbülüyüm
Eğer gaflete dalıp bir dikene koyarsan
Uyandırır beni ya Muhammed Mustafa
Bülbülüne diken değil gül bahçesi olsun bana
Kalbim kor olmuş gece gündüz yanarım
Durmadan mukaddes Kevseri hep ararım
Kevserinden bir yudum nasip olsun bana
Kıtmir'in Mustafayı boşa çevirme dergahında
Ben bir bağrı yanık Şeyda bülbülüm
Büyüklüğüne hayranım hakikati hep ararım
Bir yanar dağ gibi gece gündüz yanarım
Cemalini göster bana ya Muhammed Mustafa
Ben dünyanın malını mülkünü neyleyim
Allah'ım büyüklüğüne her an iman ederim
Muhammed Mustafa'ya şahadet ederim
Ben çok mesudum la ilahe illallah
ŞEFAAT
Ey güzellerin güzeli yüce Allah'ın sonrResulu
Sana hasret kaldım görmedim nur cemalini aşkın ne yanarım
Yanıyor kalbim Bülbül oldu dilim aşkına ben coştum
Şefaat eyle günahkar ümmetine ya Muhammed Mustafa
Senin yüceliğini kelimelerle anlatamam , tarif edemem
Son Resu'lsun sana sevgimi cümlelerle yazamam
Seni öyle güzel yaratan yaratmış ki bunu ben bilemem
Şefaat eyle günahkar ümmetine ya Muhammed Mustafa
Ey gözümün nuru sensin yaratılmışların sultanı
Sensin bütün insanların peygamberi nebilerin seyyidi
Sensin bütün alemin son nimeti nur-i Güneşi
Şefaat eyle günahkar ümmetine ya Muhammed Mustafa
Ne güzel cemalin, nurun ile yaratmış güzel Allah'ım
Sana kelamın en güzelini vermiş kuran'da Rabbim
Sana vermiş numaralarından en güzelini yüce Halikim
Şefaat eyle günahkar ve Metina ya Muhammed Mustafa
Ya Muhammet Mustafa senin güzel cemaline öyle hasretim
Budur dünyada ahirette de dileğim ve tek nimetim
Ümmetin Mustafa'yım sana vereyim gönülden hemen canım
Şefaat eyle günahlarımı metine ya Muhammed Mustafa
Aşk doldu içim, ümmetin oldu naçar Mustafa
Aşk ateşiyle pür oldu kalbim olmuş içim yanar
Gönlümde sevgin aşk deryası oldu durmaz akar
Şefaat eylem ümmetine ya Muhammed Mustafa
SEYRANE
Tut elimi gezelim seninle ben
Eğer kimse söyler isem namerdim ben
Dertler dökülsün muhabbet yeniden
Muhabbet uzasın gönüller sevinsin
Gel şeyda gönül mahrum kalmasın
Gönüller bir olsun birbirini anlasın
Birikmiş arzular maziye kalmasın
Çektiğimiz ızdıraplar aksın gitsin
Gel canım hiçbir keder kalmasın
Mutlu olalım her şeyimiz olsun
Muhabbet arzular ızdırabı kovsun
Her şey yenilensin gönül şad olsun
Yalnız seyrana çıkma ne olursun
Zavallı elimi tut oda seyran etsin
Bu seyranda gönül mahrum kalmasın
Gel de kalbimiz gül gibi açılsın
MUHAMMEDİN CEMALİ
Ya Rab kalbime yardım et
Kötülükler kalbimi olmuş bela
Kalbim arınsın kötülük olsun helak
Kötülük kovulsun, kalbinde nur yarat
Ben aşkınla doluyum hamdolsun gayet
Muhammed mustafa'nın nurunu bana nasip et
Dertliyim Ya Rab senden istiyorum medet
Ahmet'in ümmetini arandır nasip et ibadet
Günah şekerle kaplanmış zehir gibi
Bunu her kul bilemez cehennemin azabı
tıpkı yanardağ lavlar bozar her tarafı
kalbimizi arındır şeffaf olsun su gibi
Kulların helak olmasın merhametin daimi
Ya Rab nurunu göster Muhammed'in cemalini
Karanlıkta kalmasın Ahmed'in ümmeti
Mustafa'nın ümmeti bahtiyar olsun daimi
CAN MI CANAN MI?
Yar boynun büyümüştü beni görmedi
Göremedim Eğilen gül müydü lale miydi
Gözüme ilişti gerçek miydi hayal miydi
Gölge gibi geçti can mıydı Canan mıydı
Aniden rüzgar gibi geçti kayboldu
Keşke yanımda biraz kalsaydı
Bir inilti duydum acep yar mıydı
Ah çekti can mıydı, Canan mıydı
Nasıl da sevdim bakamaz oldum
Ahlarla akar dereler oldum
Bu deryada ben yine güldüm
Beni arayan dalgıç, can mı Canan mı
Gülüm solmuş şen değil dalları
Bülbül terk etmiş bağları
Ne olacakmış Mustafa Ayhan'ın hali
Halimi soracak can mı Canan mı
OL MEVLANA
Ne eylersen ondan eyle
Ne dilersen ondan dile
Ne istersen ondan iste
Ol Mevlana Mevlana
Bağı var bahçesi var
Mah yüzü var cemali var
Göz yaşlarında şelale var
Ol Mevlana Mevlana
Dillerde güzel tadı var
Ağu değil şerbeti var
Bülbül gibi sedası var
Ol Mevlana Mevlana
Kaşlarında hikmeti var
Beyinlerde hissesi var
Kulaklarda duyusu var
Ol Mevlana Mevlana
Ahengini bulmuş hoş seda
Bu can olsun sana feda
Büyük nimet seni görmek
Ol Mevlana Mevlana
Gecesinde gündüzü var
Ay, yıldız Güneş'i var
Türlü türlü nimeti var
Ol Mevlana Mevlana
ALLAHIM
Bir damla su içtiğimiz zaman
Boğazımızdan geçtiği her an
Ey Allah'ım bu ne kudret bu ne hikmet'tir
Bu kudretten almayan miskindir
Bu kudret coşuyor fışkırıyor akıyor
Bu kudreti hiç tükenmiyor
Deryalar okyanuslar oluşuyor
Sonra içinde milyarlarca canlılar
Yaşatıyorsun oksijen veriyorsun
Bir balık misali sudan çıktığı an
Zıplaya zıplaya çekilir can
Kimi karadan kimi deryadan
Yaşatıyorsun Allah'ım
Ona can veriyorsun Allah'ım
Her nefes her yürüyüş her görüş
Hepsi senin varlığın şahididir Allah'ım
SEVGİ ORMANIYIM BEN
Kar çiçeklerinin ilk açanıyım
Akan baharın nehir sesiyim
Nice derin deryaların anasıyım
Muş'un Bulanık söğütlü'nün şelalesiyim
Tükenmeyen sırların sahibiyim ben
Yıldızları baş yapan ufukla Şafaklaşan
Yaklaştıkça her saniyede durulup berraklaşan
Geçtikçe her saniye şafaktan önce tan
Bir sevgi hissi ile dolu bir doğuluyum ben
Doğu batı ülkemin dolu sevgilisiyim ben
Bu kafamdaki hakikati asla sildiremem
Atlaslara okyanusa pes demem
Yasaklara günahlara inşallah dalmam
Hakikaten helalin öz be öz çocuğuyum ben
Yağmurla buharlaşan toprak kokusuyum ben
Şiirlerden güzel kelimelerin müptelasıyım ben
Bülbüllerin sedası doğanın sevgilisiyim
Ağız tadıyım bebeklerin gıdası mamasıyım
Kuzey güney hepsi benim fakat doğumluyum ben
Güzelliklerin şahı sevginin ordusuyum ben
KAİNATIN SAHİBİ
Geceler ne güzel ayaz
Çimenler yeşil sanki yaz
Ötüyor kuşlar avaz avaz
Nimetinden binlerce şükür yine az
Ne güzel dizilmiş yıldızlar
Gökleri süslenmiş pırıl pırıl parlar
Sanki mavi atlasa tek tek asmışlar
Ne güzel manzara her şeyi aşikar
Geceleyin dünyaya güzel lamba
Ne güzel yaratmış ay ve Mehtap
Aydınlanmış her taraf bulut ay şeffaf
Bu güzel hayat gece gündüz gayet
Gecelerin çok güzel ve serin
Merhametin çoktur nurun derin
Ay, güneş, yıldız hepsi eserin
Allah'ım Sen her şeyin sahibisin
MEST EYLE GÖNÜL
Gel kırma sen bu gönül'ü
Gel mest eyle sen gönül'ü
Sevmek varken kırma dili
Gel mest eyle sen gönül'ü
Sende varsa güzel dil s
Sözün baldır yüzün gül
Sevmek varken kırma dil
Gel mest eyle gönül'ü
Gönül hak aynasıdır bu dil
Öyle bir yapıdır her şeyi bol
Derdinden coşmuş ağlıyor
Gel mest eyle sen gönül'ü
Eğer varsa sende akıl
Sen de ara hemen hakkı bul
Kırdın gönül'ü de ne buldun
Gel mest eyle sen gönülü
Bu gönülün neyini bulun
Yaratılmış güzel cevheri
Sen dağıtma bu yapıyı
Gel mest eyle sen gönülü
Gönül şerbet gibi akıyor
Kimisi buna kezzap döküyor
Gece gündüz gönül ağlıyor
Gel mest eyle sen gönülü
HEY ULUDAĞ
Ey Uludağ sen hep ağlarsın
Niye aşık oldun hep inlersin
Derdin çoktur durmadan yanıyorsun
Kalbin yanıyor gözün hep gülüyor
Korkarım ki bu aşka dayanamazsın
Bir gün aşk aleviyle Bursa'yı mahvedersin
Gizli aşkla durmadan hep yanıyorsun
Uludağ derdinden anlar Mustafa Ayhan
O karar derdin çok ki hep ağlıyorsun
Gözyaşların aşk sıcağıyla derya olmuş akıyor
Sakin ol şifalı olsun daima gözyaşların
Söylüyorum sana delilik yapma sen aşkın için
Mustafa yemin ettirdi sana
Sana olan aşkın hatırı için
Sen inandığın Allah'ın hatırı için
Yanıyorsun kimse yakma sakın
Ey Uludağ dinle sana hey çekiyorum
Sen somuncu baba için Timur hatırı için
Emirler Üftadeler, pirler İvazlar hatırı için
Aşka dayan mahvetme yeşil Bursa'yı
Lavların yeşil kubbeleri yıkılmasın
Yükselen minarelerden ezan kesilmesin
Timurtaşlar evliyalar hep hatıra kalsın
Sen yalnız yan aşka dayan kimse yakma
UNUTMADIM SENİ
Bu sözlerin yaktı beni
Gel etme dilber inan ki
Unutmadım ben asla seni
Kardeş kardeşi unutur mu
Kardeş dediğin iman hep aynı
Sevgisini hiç yitirir mi
Bu sevgim her canlıya aynı
Kardeş kardeşi unuttur mu
Kardeş dediğin kalbe yazılmalı
Kalpteki yazı hiç silinir mi
Ayrı düşen kardeş aranmaz mı
Kardeş kardeşi unutur mu
Kardeşin öyle gül uyandım ki
Aynı cevher hiç pas tutar mı
Kardeşe kem bakar mı
Kardeş kardeşi unutur mu
Kardeş dediğin sanki politik mi
Kardeş acısına üzülmez mi
Acımayan kardeş sayılır mı
Kardeş kardeşi unuttun mu
Kardeş kardeşten ayrılmaz mı
Bir gün kara toprak yutmaz mı
başlarda gözyaşları akmaz mı
Kardeş kardeşi unuttur mu
KALANLARA SELAM OLSUN
Ben giderim bu cihandan
Benim yürek paramparça
Onun için ben Katar mı
Kalanlara selam olsun
Güneş doğar böyle batar
İnsan doğar bir gün Göçer
Kara toprak bizi yutar
Kalanlara selam olsun
Mustafa'dır benim adım
Hakikati çok aradım
Şerbet gibi hem de tadım
Kalanlara selam olsun
Ehli iman selamlarım
Hep sevenin çok bahtiyarım
İşte geldiğim gibi gidiyorum
Kalanlara selam olsun
Gerçekleri hakikatim
Severlere sevgi kattım
Allahtan şefaat dilerim
Kalanlara selam olsun
İşte artık ben gidiyorum
gözümü açtım gözümü yumdum
Kara toprağa konuk oldum
Kalanlara selam olsun
IZDIRAP KADERİMİZ
Günler gelip geçiyor hep yalnız
Canım bağı bahçeyi istiyor his yalnız
İstiyor ki cananla beraber yer ıssız
Silinmesini sevgi sevinsin cana tek yalnız
Sevinsinler sevgiler sevgisiz maruz
Unutulmasın sevgin kalbimde yalnız
Ayrı düştüm mekandan kovulduk biz
Zaman ruhsatlı büyük bir hırsız
Sabreyle demişler bizim büyük velimiz
Sabır bizim inancımız imanımız
Kadere inanırız kader bizim yazımız
İmanla inandık sevinsin sevgimiz
Canım seni istiyor kalmasın mazimiz
Maziler çürüsün bol olsun Goncamız
Muhabbetler bol olsun sözler balımız
Biz böyle razıyız ızdırap kaderimiz
HİS MAHŞERDE
Seven aşıklar sonu hüzün
Gözleri yaş halleri perişan
Bahtları kapanık soluk
Kapkaranlık bir bulut gibi
Yolları engel her şey kara diken
Kavuşmak azgın aslan iken
Umutlar sonsuz uzayda
Hisler arıyor her yerde
Pencereleri ay ve güneşte n
Nefesleri en yakın yerde
Gözükmüyor hiç gözlerde
Bağlanmış umut o sözlerde
Kavuşmak maksat o bahane
Kaderleri yazılmış daha evvel de
Huzur yok hep hüzün ne gelir elden
Yazılar yazılmış böyle herhalde
Cefaları mazi olmuş böyle
Izdırap olmuş hikaye herkesin dilinde
Kimi hissetmiş acıyı kimi hiçbir şey
Yıkılmış dünyaları yok neşe
Tüm umutlar his mahşerde
Kalpleri atıyor cennet bahçesinde
Gerçek dünya orada elbette
Her şey son içilecek o şerbette
DERYA OLDUM BOĞULAN BENİM
Aşka düştüm ben ağlarım
Gece gündüz beni yanarım
Ağlar çekip hep ağlarım
Derde düşen revan benim
Ben dilbere böyle yandım
Gece gündüz hep feryadım
Dilber gitti yalnız kaldım
Yalnız kaldım çok ağladım
Kalan sensin gidin benim
Aşka düşen yanan benim
Ben hastayım hep inlerim
Aşk ateşinde ben yanarım
Sefa senin zahmet benim
Aşka düştüm derbederim
Aktı aşktan devrelerim
Derya oldum boğulan benim
Aşk deryasında çırpınıyorum
Deryasında ben yüzerim
Herkes geçti yalnız kaldım
Aşk deryasında ben boğuldum
yüzücüyüm ben demiştim
Huri gibiydi ben sevmiştim
Ben bu aşka nasıl düştüm
Bilmeden ben gömüldüm
ŞEFAAT
Bu toprakta neler var neler
Bir gün silkinip uykudan uyanacak
Lekesiz tertemiz güzel insanlar
Herkes yeniden doğacak topraktan
Devirler nebilerle Resulünle olacak
Herkes ayrı ayrı sorgulanacak
Nebiler resuller şefaat arayacak
Ümmetine şefaat eyle Mehmet Mustafa
Ümmetin dirilmiş beyaz zambak gibi
Sahabelerin Çoban olmuş Üveys gibi
Bu sürüye kurt hiç girer mi
Salavat bizden şeffaf senden ya Muhammed Mustafa
Ümmetin her ümmetten daha belli güçlü
Alinin narasıyla Bilali habeşinin ezanıyla buluştuk
Asıl sorgu meydanında
Ümmetine şefaat eyle Mehmet Mustafa
VOLKAN
Bulutlar dolaşıyor yine
Kalbinde şimşek çakıyor
Ahuzar içindeyim ben
Yağmurlar mı beni boğacak
Kalbimde bir şeyler oluyor
Zelzelemi olup gönül yıkılacak
Gönül bendimi koparacak
Korkarım ki selde kişiyi boğacak
Bu aşk deryasına bent dayanmaz
Bu gönüle çare bulunmaz
Bu aşk deryasından geçilmez
Bu dereye gömüldüm ben yine
Kalbimde okyanuslar dalgalanıyor
Sanki çarkın dişleri beni hep eziyor
Gönül şahlanmış şahinlerle savaşıyor
Aşk volkanıyla kement atıyor
Aşk mı insanı böyle herkül yapıyor
Aşık olan hiç bir deryadan korkmuyor
Ey deli gönül sen bu aşka baş gelemezsin
Ne kadar erken olursan yenemezsin uğraşmak
ZAMAN ÖMÜR DEVİR
Sonbaharda bahçeyi gezdim
Seyrettim gördüm her şeyi
Perişana dönmüş her şeyi
İlkbaharda ben bulamamıştım
Ben o güzel bahçeyi
Vardı gencecik dalı goncası
Budarken kuru dalları keserdim
Öylesine hep budadım
Dediler sonbahar olmuş
Baktım her taraf solmuş
Bülbüllerin sesi kesilmiş
Baykuş bahçeyi işgal etmiş
Yalnız kalmışken yeşil selvi
Sanki göklere doğru boy vermiş
Diğer ağaçlar yaprak dökmüş
Hiçbir yaşam kalmamış
Bulutları artık dolaşıyor
Hava yavaş yavaş soğuyor
Denize kamplar boşalmış
Hiçbir yerde insan kalmamış
Yaylalarda çadırlar sökülmüş
bütün yeşillikler kurumuş
Böcekler yuva yapmış
Oturacak yer kalmamış
AŞK NEDİR
Paramparça benim yürek
Harman oldum samanlarımı
Savurdular kürek kürek
Saman uçtu buğdayım kaldı
Ayırdılar beni senden
Ayrı düştüm yine ben
Her dem ağlar gözlerimden
Ayrılıp nedir gel de benden sor
Ben Mustafa'nın hep yazarım
Yar elinden her an intizarım
Dertlerden çok anlarım
Dert nedir gel benden sor
Ayhan'ım der hem de söyler
Bağrı yanık her dem ağlar
Sular gibi durmaz çağlar
Derya nedir gel benden sor
YUTACAK BİR DEV AYHAN'I
Göründü gözüme
Rüyamı uydu düş mü
Duruyordu karşımda
Hayal mıydı, hülya mı
Cemalini gördüm
Mah mıydı dedi Mehtap mı
Ne çabuk kayboldu
Keşke biraz kalsaydı
Nevbaharlar sessiz
Lalezar Bülbül aciz
Yutacak bir dev Ayhanı
Dilsiz dudaksız
Kovuldum yurdumdan
Ben tek ve yalnızım
Kader bizim yazımız
Biz kadere boyun eğeriz
YAR USLANMAZ MI?
Ben böyle yanıyorum ya hissetmez mi
Aşk Alevi yakıyor beni yar yanmaz mı
Aşk titretiyor beni yar titremez mi
Ben usandım aşk elinden yar usanmaz mı
Dertlere daldım yer dalmaz mı
Ben aşkınla revan oldum yar olmaz mı
Ben canımdan vuruldum yar duymaz mı
Ben bıktım aşk elinden yar bıkmaz mı
Ben aşk elinden mahvoldum yar olmaz mı
Kovuldum gittim bu elden yar alamaz mı
İntizar oldum hasret kaldım diğer kalmaz mı
Kadere kızdım boynumu eğdim yar eğmez mi
Ben çilekeş oldum çekiyorum yar çekmez mi
Bütün uvuzlarımla seviyorum yar sevmez mi
Yurekten yanarım intizarımı canın anlamaz mı
Yandım kül oldum toprağında yer kül olmaz mı
ÖMÜR TALANI
Mustafa neden böyle duygulu musun derdin mi var
Yoksa başın mı belalı harap olan bir kalbin mi var
Günden güne soluyor benim de arş-ı bezim var
Mustafa gidiyor buyurun dostlar bu ömürde talan
Analar babalar geldi gittiler hani onların neyi var
Duygulusun dedim ben kendi kendime neyim var
His, duygulu analar, dişi hayvanlar yavrusunu yalar
Buyurun bacılar Mustafa gidiyor bu ömürde talan var
Duygu değil mi?uykudan uyanan analar vay bebeğim ağlar
Bu his duygu sevgi veren yaratana gel etme inkar
Gel ezme beni hakka dön Allaha avuç aç yalvar
Buyurun kardeşler Mustafa gidiyor bu ömürde talan var
Uyan ey kardeşim seni yürütene parmağını oynatma yalvar
Gözlerini aç şu güzel cihana bak çayır çimene ibret al
Evet Ayhan duyguludur ciğerinde kızıl ok girdi alkanlar akar
Mustafa ölüyor buyurun bacılar bu ömürde talan var
GÖNÜL ŞAD OLSUN
Yine mi kırıldı zirvedeki gönül
Bozuldu gönül bağları
Gel gülüm kırma sen bu gönülü
Hisler bir olsun gönül şad olsun
Gül bağımız bol olsun
Bahçemize bülbüller konsun
Her tarafta rengarenk olsun şenlensin
Hisler bir olsun gönül şad olsun
Güllerimiz sümbüllerimiz olsun
Kumrular, bülbüller konusun
Bülbül baykuşu kovsun
Hisler bir olsun gönül şad olsun
Gel gül gönüller şen olsun
Kem gönül küsmüş alınsın
Gel gül gönüller bir olsun
Hisler bir olsun gönül şad olsun
Bu bahçede hisler ümitler kırılmasın
Bu bahçede sümbül zambak bol olsun
Mevsimler baharlar sonbaharı kovsun
Hisler bir olsun gönüller şad olsun
İNANÇ KAPISI
İmandır huzurun gerçek kapısı
İslamdir temelin sevgi yapısı
Gönüllerde temiz olup perdesi
İnsan odur gerçek huzur olması
Bir gün çürüyecek o güzel teni
Neyleyim dünyanın malını hevesini
Gönüller hakkı arayıp bulması
Mümin odur ki hak ile gözünü yumması
Ayhan diler Hakk'a aşık olması
Aşsam aşk dünyasının fırkası
İçsem aşk şerbetinin hepsi
Gönül dallarının olsaydım goncası
Ayhan uyanın ey İslam kardeşim
Tekbirle hakkıyla buluşalım
El ele verip tövbeyle arınalım
Hak la ilahe illallah diyelim
YAPMA
Ey güzel gamzeli Canan
Sanki atom bombası gibisin
Gözündeki heybetli bakışın
Yaktı öldürdü kül etti beni
Bütün gençlik bahçemi
Soldurdun Kül ettin
Sakın sır gibi gizli olan
Filizlerimi yakma
Bir gün aşk bahçesi olacak
Büyük dallara yaprak verecek
Sevenler gölgeleyecek altında
Sakın bir daha yapma beni yakma
Gel gelsen de bana takıl
Bahçelerim senindir senin için
Goncalarım olmuş çiçeklerimde
Onlar senindir soldurma sakın
Bir garip var demiştim sana
Bahçıvan olmuş gül yetiştirir boyuna
Zavallı fakir şair Mustafa
O senindir onu sakın öldürme
KEKLİĞİM
İki keklik bir kafeste ne güzel
Güzel keklik hem severdi hem öter
Biri uçtu eşi kaldı kafeste hep ağlar
Şu kafeste can sıkılmaz mı
Güzel keklik kaytan gerdanlı
Seherlerde misli Bülbül dem öterdi
Beyi uçlu eşi kafeste zar eyledi
Şu kafeste can sıkılmaz mı
Güzel uçtun gittin Mahzun kaldın
Şu dağlarda yaylalarda yalnız kaldın
Sen beni unuttun kafeste canımı sıktın
Şu kafesten can sıkılmaz mı
Can bunu sanma ben yaşarım
Sen uçup gittin yalnız kaldım
Kırlara dağlara hasret kaldım
Şu kafeste can sıkılmaz mı
Hilal karşılayacağım silebentilm
Ara sıra sen öterdin ben dinlerdim
Biz ayrı düştük can sesine hasret kaldım
Şu kafeste can sıkılmaz mı
Mustafanın ruh kekliğiyim
Seni hiç görmeden sevmiştim
Uçtum gittim ayrı düştüm
Bu kafeste can sıkılmaz mı
GÖZLER AĞLAR
Dilber duri sanki huri aşkı benim
Böyle gelmiş böyle gider ferman benim
Ben gam ile yaşıyorum ahlar benim
Derde düştüm söylüyorum gözler ağlar
Ben candan ayrı düştüm hep ağlarım
Divane olup gece gündüz Çağlar olup akan benim
Genç yaşında lodos esti solan gülüm
Dilberi gören ayrı düşen gözler ağlar
Mah yüzlüm naz çekiyor vaylar benim
Hiç geçmiyor gece gündüz aylar benim
Dilber vurdu yara açtı çeken benim
Ahlar çekiyorum gözler ağlar acı benim
Dilber gitti yalnız kaldım ağlayan benim
Azap çekiyorum hayatından bezen benim
Yuvarlanıp aşk çukuruna düşen bebenim
Alev aldım aşk oduna yanan benim
NAHÇİVAN
Ben civana vuruldum civan etti beni zar
Derdinden perişan oldum ben ahu zar
Civan tti beni divane kalbimde Nahçivan
Nahçıvan'da yandım gülüm olmuş Ruhsar
Ruhi zarla ben yardım ahuzar oldum
Ahu zar olup, Ben civana yenildim
Gülüzarlıyım ben sarardım soldum
Bir tebessümle yandım ben tutuştum
Ey canım Ruhsar olma yakma sen beni
Ben garip kapanık dertliyim gel sor beni
Bülbül'ün küsmüş zar değil gel öp elimi
O güzel ruhlu gözler yaktı beni
Nahçivan aşkınla oldum aşk çanağı
Aşk çanağıyla yandım ey canımın canı
Ruhi sarla mahvettin sen beni
Gülüm sar olma gel sar beni
HİLAFSIZ
Yazıyorum sözlerim hilafız
İçim yanıyor kalbim takatsız
Lalezar olmuş Bülbül aciz
Mustafa sorar ne olacak halimiz
Yaz ayında bozuldu bağımız
Güller bozuldu soldu lalemiz
Bülbül uçtu ağladı Kanaryamız
Mustafa ağlar bozuldu bağımız
Ömrümüz geçti bozuldu bağımız
Ağardı saçımız görmüyor gözümüz
Yar bizi terk eyledi o güzel canımız
Mustafa sorar ne oldu o güzel tenimiz
Laleler şen, ne oldu gülümüz
Söylemiştim bu dünyada misafiriz
Fırsat varken önce şehadetimiz
Mustafa söyler bugün susacak dilimiz
Bir gün can çıkacak atar nabzımı
Kafesten uçup gidecek koçumuz
Kara toprak olacak yerimiz
Mustafa sorar hani yatak yastığımız
Dertliyim zarım var derindir yaramız
Allah'tan isteriz derdimize dermanımız
Günahkarız isteriz Allahtan akımız
Ayhan sorar akımız olmazsa vay halimiz
OL YÜCE GANİ
Yar yabancı oldu, o canımın canı
Bir defa tebessüm et alayım sevgi gıdamı
Beni sana bağlamış olacak yüce gani
Sevgin demetlerinden biri hissesi
Senin sevgi hissesi sevgin, benim hissim
Hissinle yaşıyorum ben sevgin benim nefesim
Görmek istiyorsanız benim canım
Göremiyorum seni ben de çok efkarım
Hissin titretiyor sevgin yakıyor beni
Kalbim av olmuş aşkın avcı ateş beni
Avlamış kalbim dolmuş aşkın ateşi
Aşkın hissin sevgin yakıyor beni
Avlanmış gönül içmiş aşkın badesi
Takatsiz kalmış gönül sevginin gıdası
Yar yabancı olma gel yakma sen bu canı
Beni sana bağlamış ol yüce gani
ALLAHIM
Ben Mustafa kalbim yana yana
Ben geldim divanı'na dergahına
Yalvarırım gece gündüz sana
Ya Rab ikinci Yunus kulun Mustafa
Gece gündüz dergahında avuç açar
Ya Rab Muhammed Mustafa'nın aşkına
Aşkın deryasında yudum bana
Allah dedim düştüm aşkın yoluna
Mustafa'dır senin kulun kurban sana
Her an her zaman aşık olmuş divanına
Aşık olmuş hem dağına hem taşıma hem aşkına
Ya Rab nail et şair Bülbül girsin aşk bağına
HAKİKATLİ GÖNÜL
Bu gönlüm delinecek mi belki bir gün
Bu gönlüm arzuladığını bulacak mı Bir gün
Bu gönlüm ilahi nimetlere şükür edecek mi Bir gün
Bu gönül yaralı halimi soracak mı Bir gün
Bu alem gönül sultanını arayacak mı bir gün
Bu alem, hak kitabımız Kuran'dır diyecek mi bir gün
Bu alem kör olduğunu anlayacak mı bir gün
Bu alem hakikat ile yüzleşecek mi bir gün
Bu gönlüm yaralı kalplere ilaç olacak mı bir gün
Bu gönül yaren olup yaraları iyileştirecek mi bir gün
Bu gönül kimsesiz hastalara şifa olacak mı bir gün
Bu gönül gönüllerin sultanı ile buluşacak mı bir gün
GÜLŞEN BAĞIM AŞKINA
Garip Yunusun yine düşmüş yollara
Yollarda engelleri aşarak çıktım dağlara
Minik bülbülüm şeyda olup kondu bağlara
Bağlarımda gülşen'imi viran etme
Ya Rab garip Behlül'ün Şeyda olmuş
Bağına konmak istiyor seda hoş
Mansurun kül olmuş savrulmak istiyormuş
Bağlarımda Gülşen'imi viran etme
Garip Muhittin Arabi sinesi delindi
Hiç dinmeyen aşkı ile yandı Şeyh Serani
Gece gündüz zikir eden Seyda Ahmet Cizeyri
CENNET TE BULUŞALIM
La ile heilAllah diyelim
Cennet kapısını açalım
Cevher deryasından içelim
La ile heilAllah diyelim
Hak aşıkları olalım
Rıdvan'dan izin alalım
Hak Resulullah ile buluşalım
La ile heilAllah diyelim
İnan Cennet'e girmek çok kolay
Ayırt edersen halel ile haramı
Yap tehvidi, namazı niyazı
Gönülden La ile heilAllah diyelim
Cennet yolunu bulalım , kapısını açalım
Cennet bağına girip, Firdevsi alayı görelim
Şeyda bülbül gibi daldan dala konalım
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder