ŞİİRLER 5

 NİÇİN

Sen tıpkı İrem bağı  gibisin
Bülbülüm senin için ağlıyor
Zülüfün tel tel dökülmüş
Bülbülü dalında  hor görme

Güzelliğine güzellik katmış
Sırma saçlar omuzundan akmış
Boyu reyhan  dalı gibi olmuş
Bülbül güle can yaren olmuş

Gülistanıma  bağban gelmiş
Bülbülüm gülün dalına konmuş
Bağban gülüstana kayıtsız kalmış
Dal kırılmış, bülbül öksüz kalmış


AYRILIK ÖYLE ZOR Kİ

Sılamdan uzaklara düştüm
Gizli gizli ağlarım  içimden
Senin  için ağlayasım var
Korkarım dillere düşerim

Ateşler yanıyor içimde
Aşkın  köz olmuş yüreğimde
Aşkından dünyam karanlık
Anılarımız meşale olmuş içimde

Sana  asla bakamam kem
Sözlerin içimi yakarken
Alev içimde yanarken
Yaşlar akar gözlerimden

Son gün elveda dediğimde
Hep hüzün vardı içimde
Alev kaplamıştı benliğimi
Yanıyordum alevler içinde


GÖRÜNDÜ

göklerin şimşek çakışında
kalbim istek ve arzuyla attışında
arzularım coşar seni hissettiğimde
derin bir mutluluk doğar içimde

hüzün sanki inliyor içimde
hiç kırıklar boğulur içimde
dermanım kalmadı son günümde
vuslat şarkısı hep dilimde

son nefesim sayar saniyeler 
son defa gönül görmeyi ister
tutuşsun son defa o eller
ismin son heceyle dilimde

içim ağlar derin inlerim 
tek damla gözümde yaşım 
hece cem cümlem hep senin için 
en son arzumu sana arz ettim

AŞIM

gönül kime hasret çeker 
o güzel mah yüzlü dilber 
içindedir sevgi ve hisler 
sevgi ateştir yakar beni

günler geldi geçti hep karanlık 
göremiyorum o vuslatı artık 
gözümde bir perde var bulanık gönül 
alev içinde her yanım yanık

Hasretin yanında dahi
dilberim güzellerin şahı
bulut ayın önüne geçse dahi
yine görürüm ben o cemali mahi

günüm geçmez ağrır başım 
kazan kaynar döker yaşın 
içim ağlıyor aşktır aşım 
aşım dağlar ardındaymış

NEVBAHAR

ne güzel geçti bahar 
bu ömrümün baharında 
Baharlarda neşe surur var 
benim güzel ne baharında

niyaz ve güzel salatlar 
kalbimin ilkbaharında 
öyle güzel kelamlar 
keh Keşan sela sesinde 

duyulan hazlar benimle 
güzel gül Gülizar içinde 
güzel olmuş baharlar yine 
nev bahar güller al rengine

CAN DAYANIR MI

şu yanık bağrım zavallı ve dertli 
Bin hançer ucu çıkmış bağrımda 
oluk oluk akan al kanımdır 
fırtınalarda benim lodosta benim 

Binbir  uç var hepsi bağrımda 
sızılar da benim acılarda 
hele ki hem bakışlar bilhassa 
ok mızrak gibi vurur bana 
can dayanır mı ey sefil Mustafa 
her şeyim verdim bu canımdan ona
güzel cerrahiler nefesi temizler 
nefsini temizleyen liderdir kendine

ELVEDA

elveda cana Canan elveda 
bütün sevgi ve muhabbetle elveda 
vuslatı can canda canımdan sana 
hicranla ara Mehtaplara elveda 

içimde bir sevgi var orada sana 
Gülistanlı ne ve bahara da elveda 
yeni doğan bahçe filizlerime 
güllere Goncalara elveda  

otuz iki yıl gizli sevgi hicrana 
asılsız hakikat atsız rüyalara elveda 
şarkta gördüğüm hülya bursa'da 
olmayan hülya sevapları elveda

HÜZÜN

dünyayı dolaştım gezdim 
bana görünmeden gittin 
bazen anlatırdın hep hıçkırık 
Ömrümün sonu geldi artık 

ara sıra görün ne olursun 
artık az kaldı tükendi ömrüm 
arada bir ağlatırdın güldürmezdin
bak geldi yetişti bana ölüm 

bu bana hem cefa hem de hüzün 
Acılara düştüm bütün gün
gözlerimi yumdum artık son defa 
ağlıyor hazin hazin dertli Mustafa

UYAN

en yapay yalnız yatan 
bu vatan için can veren 
şuheda demişler sana 
kalk bak bu vatana 

kimin için can verdin 
kılıç salladın usanmadan 
iman için namus için 
bak neler oldu uyan 

o mahremleri namuslu kadın 
çırıl çıplak bu ne oyun 
piste çıkmış sanki yamyam 
donsuz yalancı pehlivan 

kameralar çıkmış çekiyor şimdi 
şakşak eder vahşiler neşeli 
bu vahşete bak içime kan geldi 
ağlar Mustafa deli oldu deli

MARİFET

marifetin nuru kalptedir 
ışıltısı sinek deki gönüllerde 

gönül mazhardır onu severse 
sevmek lazım her yerde 

mukaddes feyiz mazhardır 
mülkiyeti gönül güzeldir gözünde 

müminin neşesi yüzünde demişler 
hüznü saklı kalbin içinde 

dünya zalimleri için cilvedir 
Zahidlere ibret ve deneme 

nice nefsine gem vurmuşlar 
nefsin kıvamını bağlayan kemaline 

GÖRÜNMEYEN GÜN

ben yaşamadan ölmüşüm 
sensiz geçirdiğim her gün 

seni görmediğim her gün 
benim için yakındır ölüm 

ayrılık öyle acımasız canavar gibi 
her gün  yırtıyor parçalıyor içimi


ACIMASIZ GÜN

Nice günlerim geçti sensiz
Acımasız boğucu bir gün

Her an sensiz olmuyor ki
Kalbim sayıklıyor seni

Engeller kapkara bulutlar gibi
Perde çekmiş göremiyorum seni

Öyle acı ızdırap veriyor ki
Bana merhamet et yüce Gani

HİCRANIM

Ay çıkmış mehtap güzel
Muhabbet ister arzularım

Yar şirindir dudu diller
Arzularım ister seni

Mehtap güzel yar olunca
Ela gözlüm süzer beni

Muhabbet eyle günler kısa
Güzel günler geldi geçti


ADİL SORU

O intizarlı günlerim
Bitmeyen hüzünlü günlerim

Gözükmez bana  yanlızım
Gelip yetişti bana  ölüm

Ben neden böyle oldum
Sanki kapanacak gözüm

Son nefesimde son dileğim
Dilimde şahadet çok bahtiyarım

Ne güzel neşem yerine geldi
Güzel günler geri geldi

Son an nefes ister
Adil sorgu nizamında



ZALİM AYRILIK

inilti im hıçkırık ahuzar 
içimde boğuluyor hıçkırıklar 

bozuldu gönüldeki bağlar 
sevgi bağı öksüz ağlar 

derin derya şelale gözdür 
akan damla durmaz yağar 

baharında şimşek Çakar 
Nevbaharın  bostanda 


SON NEFES

canım yine hasret çeker 
şirin canan bilemez ki 

son nefesim canan bekler 
canan gelip soramaz ki 

kim gelir kapıyı çalar 
ben yalnızım yar gelmez ki 

ölüm gelmiş cirit atar 
gözüm açık kapanmaz ki 

mustafa'dır hüngür ağlar 
ölüm yine vazgeçmez ki 

son güneşim yeni batar 
mumlar sönmüş yanamaz ki


DAİMİ

Up uzun bir yoldayım 
hicranla dolu içim 

yokluğun beni ağlatıyor 
kalbim hüzünle ağlar 

kalbim Umman deniz gibi 
içinde yüzen dertli gemi 

kalbinden eksilmesin o sevgiyi 
o sevgidir daim yaşatır beni


HER ŞEY SENİNLE GÜZEL

şu masmavi denizi gel
seninle seyredelim gel 

içinde bin bir canlı  var yüzen 
gel seninle bakalım ne güzel 

uçan güzel martılar örtüşen kuşlar 
mutluluktan zıplıyor yunuslar 

her şey beraber güzel olur 
sensiz olmuyor neşe surur 

gel bak bu denizde manzaralar 
başı Dumanlı güzel dağlar 

bulutlar öbek öbek desenler 
esen serin rüzgar ne güzel

YALAN DÜNYA

bu ne diyarıdır bu ne Cihan 
bir yurdum var o da yalan 
dünya yalan sanki yılan
zehirledi vurdu geçti

yar cananım gelmiş bana 
gülüyor ki sanki dünya 
azraildir gelmiş cana 
aldı canım çekti gitti

gelmiş ağlar güzel dilbaz 
son ağlayış fayda vermez 
yol çekiyor ki göz kapanmaz 
Ela  gözden yaş aktı geçti 

sana söyleyen mustafa'dır 
yalan dünyanın neyi vardır 
çarşaf haysiyet namus ardır 
haysiyet kaçtı ar geldi geçti


DERDİ OLAN KİŞİLER

yüce dağa yaslanmış 
bağrı yanık olanlar 

her dem gözler ağlarmış 
mecnun olan kişiler 

neden böyle olmuşlar 
gece gündüz yanmışlar 

her an yola revan olmuş 
içi yanık olanlar 

Allah sevgi vermiştir 
onun için koşmuşlar 

sevgi elbet güzeldir
Allah için olanlar


GÖNLÜMDE REYHANLIK

ne güzelsin sen benim içimde 
sevgin yuva yapmış kalbimde

Latif görünümün güzel kokusu 
güzel Reyhanlı bık kalbimin içinde

yüzüne hayran kaldım öyle güzel ki 
yanağına gül açmış cennet hurisi gibi

ahu gözlerinin güzel rengini 
seyrettiğim şu masmavi deniz gibi

yalnız öyle hasret çekiyorum ki 
içim öyle coşmuş ki denizdeki dalgalar gibi

sensiz yaşam olmuyor güzel günleri 
saymıyorum sensiz hiçbir hayat ve yaşamı

ŞAİRİN KALEMİ

şairin kalemi elindedir daim
zaman tam pak olursa 
dili Bülbül dudağı söyler 
kalbi saf temiz olursa 

kalbi deryadır tükenmez sırrı 
içten ağlar söyler dili 
arif önderdir herkes veli 
sözü hak kafiyesi Allah için olursa

NİCE CEFA

bu gönlümün deryasında 
yüzen cananın sevdasıdır

Yine daldım yakan aşka
Bu aşk başımın belasıdır

yanar oldum ben bu aşkta 
senden çektiğim aşkın cezasıdır

içim kaynar aşk kazanında 
aşk ateşi hardır kazanın altında

canım yine böyle yansa
bütün yollar aşka çıksa 

nice yıldır aşık Mustafa 
canımdan çok çektim cefa


SARMIŞ BENİ

kalbim daim ister seni 
doymak bilmez sanki deli 

Divane olmuş hiç yorulmaz 
gece gündüz arar seni 

aşk belası gelmiş başa 
sarmış beni baştan başa 

Seher gözde hilal kaşta 
arzum kaldı güzel gözle 

gözünün  içi nurdan güzel 
ışık saçar parıltısı 

şimşek çaktı gözüme 
bakamaz oldum güzel yüzüne


DAVACIYIM

Sende davacıyım  demiştin 
asıl davacı sen değilsin 
yarın hakkın divanında 
ben de senden davacıyım 

neyleyeyim böyle olmuş 
bu bir sevgi Allah vermiş 
güzel sevgim neden gitmiş 
ben de sanden davacıyım 

içten vurdun beni ağlarım 
şeklin gittin görmez oldum 
hicran gönlüm kanla doldu 
ben de senden davacıyım


DALMIŞ UYKUYA

Yeni zamanımdan
kaydı gitti iyi günler
yorgun yorgun kapanmış
ela gözlüm güzel gözler

lodos esti baharında 
soldu gitti güzel güller
iyi günler yar yanında 
çekti gitti benim dilber

iyi günler kalmadı 
canım ister eski günler
eski günler geri gelmez 
dalmış uykuya hiç uyanmaz

benim gönlüm dertli haylaz 
dilim durmuş hiç söylemez
gülşen'in soluğu bağ bozuldu
Mustafa suskun yüzü gülmez

NEDEN BÖYLE OLDU

neden böyle oldum yine 
coşar akar çeşme gözümden 
yanar alev kalbim içinde
düştüm bela denizine

bu bir sevgidir kalbimde 
aşk Alevi yanar oldu tenimde
medet gönül yandı imdat sende
düştüm bela denizine

aşk belası herdem benimle 
kemer gibi sıkmış belimde 
dilimi söyler kalem elimde 
düştüm bela denizine

gecem geçti benim günümde 
aşk Alevi yanar içimde 
İmdat feryat benim dilimde 
yine düştüm bela denizine

ŞAŞTIM KALDIM

nice dağları aştım 
aklım fikrimi şaştı
kanatsız bir kuş gibi 
bu hüzün yaktı için mi

bulutlar dolaşıyor içinde 
yağmurun hazır yağacak yine 
açlığım dağlarda arzum kaldı 
aşkım kalbimde mahsur kaldı

her an her zaman o sevgim 
içimde zikir eden duam onun için 
her zaman sevgim senin için 
rahmetin onun içindir duam

GÜL DEMET

her gönülde bir sevgi 
gönül içinde gül bağı

gönül içinde sev seveni 
sevmese seni sevmeyeni

benimkisi gönül sevgisi 
tatlı muhabbet aşk sevgisi

güzel muhabbet gönül perdesi 
Daima tatlı söze var nefesi

NAZLI GÜL

bülbüllerin güzel sedası 
gülden gelir bu nağmeler 

baharla coşar bülbüller 
gül gülşen'e dil döker

bil bunu söyler gül derdinden 
Nazlı bülbülü ahuzar eder 

dertli Bülbül avaz avaz öter 
gül sevgisidir bülbülü yakar

KALBİMİN İÇİNDE

yanardağın parladı 
ateş alarm sardı içimi

yanında bütün ormanlar 
alev aldı tüm selviler

yanımda bütün goncalar 
imdat sende ya cabbar

içimde alev alev yanarım 
dağlarım kül oldu ağlarım

UYANIRKEN

Seher vakti kalemimle 
yazdım bal akan dille 

dil tatlıdır cam şirindir 
Canan nerde can kalbimdir

o canın dünya güzelidir 
hilal nerede gül benimdir

Seher vakti kalbim bağda
bağ benimdir bağban nerede

goncalar arda sarmaşığım
gül benimdir Gülizar nerede

Gülşen benim kalbimin içinde 
hüzünle ağlarım yaşlar nerede

Mustafa arar ara sıra 
yaptığımız o sohbet nerede

güneş batar gece gelir 
Mustafa Göçer Ayhan nerede

NEMLİ BULUT

sevenlerin sohbetinden 
doyamadım doymaz oldum

sevgi Canan bostan anından 
gülü kopartan dalından

gül canımla yola düştüm 
ben bir mecnun yoldaş oldum

yapa yalnız ben ağlarken 
gözüm yaşlı çağlarken

muş dağlarında bulut iken 
bursaya yağar oldum

ÇOCUKKEN

muşta bir bulut idim 
nice dağları geçtim 
seneler geçti büyüdüm 
bunca yılın ardından 

kulaklıklarda gülümü gördüm 
yağmur oldum Gonca alara yağdım 
yağıyor yağmurlar düşer damlalar 

daha çok yağacak bu yağmurlar
yolculuğum mezara kadar 
kalbim saklayacak mahşere kadar

DERTLİ

gönül neden feryat ettin 
yoksa aşk mı yaktı sen 
iflasmı ettin kalbinin bahçende 
güllerin mi soldu senin 

feryadını duydu mu yarin 
dostum gelip sordumu seni 
mecnun gibi sevdin 
leylan sevmiş mi seni

ÖZLEDİM
hilal kaşları özledim
tepeler yaylalar gezdim 

bağda goncayı özledim
hilal kaşlarını özledim

hilal bahçesinde öpmeyi 
al yanakta gamzeyi özledim

bülbüllerin sedası bağında 
seneler ardından görmeyi özledim


SOR BENİ

Cemaline hasret kaldım
Çok oldu seni görmeyeli
Öyle usandım ki kendimden
Gel de sor hasta halimi

Saçım ağardı belim büküldü
Asırlık çınar ağacı gibi eğildi
Kurudu dalım yaprağım döküldü
Gel gör ki ne haldeyim

NE GÜZEL 
sabah güneş doğduğunda
doğayı sensiz seyrettiğimde
mah cemalini gördümde
şavkı aydınlatırdı dünyamı

gecenin zifir karanlığında
Işığıyla Mehtap çıktığında
Sofada serenat yaptığımda
Hayalin gezerdi dünyamda

SON RÜZGAR

Uyan gafletten kalk bu gün
bak sonbahar geldi uyan 
beklediğin gün bugün
Belki ömrünün sonu bugün

bulutlar karardı şimşekler çakıyor
güneş doğmayacak fırtınalar geliyor
fırtınalar birbirine selam  diyor
belki son defa güneşimiz doğacak

Karanlıkta Samanyolu ışık saçıyor
Yıldızlar neşeyle şakalaşıyor
Aniden sanki gök deliniyor
Kıyametmi koptu Felaket geliyor

CAHİL

Cahile cahil demezsen
sana ahlak dersi verir

cahil kişi bilmezdir 
kendini bilgin sanır

cahil kendini beğenmiş 
başkasıyla dalga geçmiş

Cahil olan ahmak mı
gerçekten uyanık mı

cahil ilim aramayı sevmez 
kitabı açıp içine bakmaz

KORKARIM

baharım, bahçem, güllerim 
solacak diye çok korkarım 

ömür gelip çabuk geçer 
Canan gider ben korkarım 

bu ne sevgi bu ne aşktır 
beni yakacağından korkarım 

Ejderhalar gelmiş bana 
Yutar diye çok korkarım

KALBİMDE

gönül derdi ağırmış 
oklar  bana yön almış

kalbimi deldi geçti 
yarası kaldı içinde 

ruhuma darbeyi vurmuş 
parçalanmış içini kanatmış 

sevgi kalbimin içinde 
sarmaşık gibi her yanı sarmış

HAK DİVANI

tuzağı kaldır demişler 
bizim eren ve veliler 
zümrütü anka avlanamaz 
boşuna  peşinen gitme

namus ve arı olmayanlar 
hak divanına eremezler 
iblis'in diğer adı şeytandır 
sakın kanıp ağına takılma

hak divanını bilenler 
içi muhabbet  ile dolar 
ibadet sadece Allah içindir 
sakın gafil ile yola çıkma

TOPRAK

Bereketli kara toprak dediğimiz 
bu topraklar bizim  toprağımız
toprağımızı yabancıya satmayınız 
ekmeğinizi suyunuzu topraktan alınız

arazimiz neden çok yaklaşmış 
bilmeyenlerin eline mi geçmiş 
para için sakın satmayın rızkınızı 
Geleceği toprakta yetiştiriniz

toprağımız bizim her şeyimiz 
gıdamız ekmeğimiz canımız 
üzerinde gezip büyüdüğümüz 
toprağınızın kıymetini biliniz

toprak nimettir bu vatana 
her şeyi sunmuş toprak ana 
kazmayla döveriz o çiçek verir 
Vatanımız güzel toprak ana

AYNI

aynı sevgiy yaşatalım  her gönülde 
Zihinde aynı düşünce aynı sevda 

hep beraber sevgiyle el ele duralım
dünyamıza mutluluk çatısı kuralım

Dünyamızda barış içinde yaşayalım 
Güzellikleri dünyaya paylaşalım 
Diyar diyar barış kardeşlik yayalım
hep beraber mutluca yaşayalım

DÖNDÜ BAĞA

şahit oldum mutluluğa 
gül fidanım döndü bağa 

ceylanım kaçtı  gitti uzağa 
yine dertler kaldı bana

ceyla hanımı çok arzuladım 
Hiç bir yerde izini bulamadım

iyice daha çıkamaz oldum 
yapa yalnız burada kaldım

YANGIN VAR

devasa bir yangın var 
dağlara varmış alevler 
duman kaplanmış dağlar 
alevler korkunç bağım yandı

ormanımıza yazık etmeyin 
geleceğimizi heba etmeyin 
yeşil dünyamızı yakmayın 
ne bağım kaldı ne de dağım 

tutuşmuş yanıyor cayır cayır 
yangın canlılara ölüm verir 
alevler rüzgarda kudurur 
alev alev içim yanıyor

küle döndü kuşlar kelebekler 
yandı kanatları düştü bülbüller 
yuvada yandı minik yavrular
ne meşe  kaldı ne de kavaklar

EY AŞK

ne istersin benden ey aşk 
tahammülüm kalmadı gönülde 
beni ettİn deli divan gönül 
dönüp bakmam sana ey gönül

bende kalmadı hiçbir karar 
Canan kendi  diliyle etti ikrar 
kalbimde imala ederim şehâdet 
benim için yaratan odur ve tek

kararımı bozma sakın ey aşk 
hakkın divanındayım ben ey aşk 
maneviyatını kırma sakın ey  aşk 
seyrangahım yüce dergâhdır ey aşk

kırma mustafa'nın kollarını ey aşk 
ikamet ederim yüce dergahta ey aşk 
bak bağlarım seyrangah olmuş ey aşk 
bir daha esip gülüzarımı yıkma ey aşk

YANILDIM

açıp çırptım kanatlarımı 
daldım insanların içine 
birden kanatlarım tutuldu
birer birer koparıldı

bütün ahbap ve sevdiklerime 
ben çok daha fazla inanmıştım 
aslında isimlerini saydıklarım dilime 
ama baktım ki çok yanılmışım

CEYLANIMSIN

Duydum ki seyrana  çıkmışsın
Gel Gönlüm seyrangahın olsun

Kal biraz gönül bahçemde
Mutluluk büyüsün Gülşende

Buyur Güller sereyim yoluna
Çiçeklerden taç yapayım saçına

İster bağım ol ister bağban
İster gülüm ol ister goncam

Mecnuna döndü Mustafan
İster kölen yap ister kurban

YALNIZ

Kaldım gurbet ellerde 
Bilinmez ücra köşelerde

Bülbül oldum dilsizim
Ayrı düştüm yalnızım

Aklımı aldı hilal kaşlar
Altında oynar ela gözler

Gurbet elde Hasret çekerim
Bağrım yanık acı çekerim

SON ELVEDA

Son bahar geldi artık
Hafif soluyor yeşillikler
Son elveda da ağlar gül
Artık ayrılmanın zamanıdır

Sararıp soldu gül fidanlar
Gülşenlerin Sonu geldi artık
Gece uzun Gündüzüm karanlık
Gözlerimin feri bitti artık

Yaşıyor ama her şey hala inliyor
Can çekişiyor Ömür bitiyor artık
Huleye indirsinler Mustafayı artık
Son ayrılık son yolculuk artık

GÖNÜL PERDESİ

Bölüm bölüm tertipli 
Gönlümün perdeleri
İçinde yuvalanır sevgi
Huma gibi kaptı beni

Hüsnü cemal bana güldü
Kalbim  derinden sevdi 
Kandı gönül ona inandı
Bu sevda yaktı beni

Önce güzel geldi bana
Kalbimi verdim ona
Cananım dedim ona
Vurdu beni çekti gitti

Canan geldi sevdi beni
Sonra gitti üzdü beni
Mıustafanın acı sözü
Baldan tatlı  şeker gibi


MEVSİM BAHAR

O  yüce dağlar değilmiydi
Bak sinmiş yüce dağlar

Gül fidan oldu mevsim bahar
Bozuldu bağım gönül  ağlar

O çehre senin değilmiydi
Şimdi kem bakar bana o gözler

O bağlar seyrangahım değilmiydi
Şimdi dikene döndü bağlar

Uladağım yemyeşil değilmiydi
Şimdi matemli karalar bağlar

O Akan masmavi ırmaklar değilmiydi
Kurumuş yatağı artık çağlamıyor

BAK

Tıpkı benim gibi
Seninde kalbin sevgi dolu

Sevmişsin sevilmişsin
Kalbimde sevmiş seni

Bak hak Allahın kudreti
Akıyor o bitmeyen hikmeti

Sevgiye bürünmüş gönül sarayı
Gönül bezenmiş sanki fener alayı

Bir bak daha neler var
Sevişir baharın tüm renkleri

Bak hasretinle şeyda bülbül
Bahar geldi sayıklar seni

RÜZGAR ESİYOR

Baktım gül avazeye dönmüş
Yine bahar mı geldi

Sam rüzgarı esiyormuş
Yoksa karlar mı eridi

Bir şey hissettim ben
Canı canan mı geldi

Perdeler açılmadı hala
Gözüme siyah perde mi indi

Gel de aç o perdeleri
Açılsın gönlümün kapıları

Gel iki gözümün nuru
Son anda göreyim seni

BELKİ

Sitem ettim belki de
Sevgim benim içimde
Saygı sevgi benimle
Sitem ettim belkide

Sinmiş gönlüm aşkın ile
Sinesi delinmiş ahın ile
Seherde ağlar zarın ile
Sitem ettim belki de

Sabit gönül ateş içinde
Sabah akşam aynı ateşte
Bağrım vurulmuş kan içinde
Sitem ettim belkide

Sekti okun ucu derin yerde
Siren sesi yakar içimi
Savruldu tozlarım her yerde
Sitem ettim belkide

SENİ SEVER

hazin bir öykü deseler 
gelip beni vursalar 
vurup yara açsalar 
toprağım yine seni sever

paramparça etseler 
zerre zerre bölmeler 
tutup beni yapsalar 
toprağım yine seni sever

vardır toprağında nağmeler 
savurup rüzgara verseler 
dağdan daha kasalar 
toprağım yine seni sever

tarla gibi eksinler
toprağında bitki diksinler 
her yaprakta ismin ismin
toprağım yine seni sever

uzaklardan gelsinler 
izimi sürüp bulsunlar 
kanımı senin için akıtsınlar 
toprağım yine seni sever

MECNUNLAR

Hani aşk için yananlar
Hüzünle gitmişler

Mahsun mecnunları 
leyla'dan ayırmışlar

o güzelim Leylalar 
mecnunsuz ne yapar

Ferhat gibi sevenler 
dağlara konuk olmuşlar 

onlar şimdi neredeler 
çekip buradan göçmüşler 

işte dünya yalandır 
gerçek dünya ahirettir 

sevgi seven birmişler 
gerçek sevgi güzeldir 

ister onları iyi yaksınlar 
Leyla aslında yanandır 

tabi sevgi aşikardır 
sevgi tadı bilenler 

sevgiyi bilmeyen insanlar 
bomboş gelmiş gitmişler


GÖRDÜM

Hüsnü cemalini nur sandım 
aksetti şavkını gördüm

Sabah esen seher yeli
Hoş gelir yağmurun sesi

Yetimin sesine dayanılmaz
Ağlayan öksüzü gördüm

hicran ile ağlayanı duydum 
bağırma taş basanı gördüm 

saçları kıvrım kıvrım yanağı al 
bir sahipsiz çocuğu gördüm

Dilsizi gördüm korkup kaçan
Sevgiye muhtaç kimsesizi gördüm

Üstü açık iki büklüm
Yüzükoyun  yatanı gördüm

Seslenince  baktı melul
Ağlayan gözleri gördüm

Başı kopuk bedeni paramparça
İnsan yavrusu gördüm

Buna ne vicdan ne yürek dayanır
Korkunç bir katliamı gördüm

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

.

  Varlığın ötesinde, bir sır gizli,  Her zerrede bir aşk, ilahi ve saf,  Kalpten kalbe yolculuk başlar,  Mânâ denizinde, derinliklerde saklı...