NİÇİN
Sen tıpkı İrem bağı gibisin
Bülbülüm senin için ağlıyor
Zülüfün tel tel dökülmüş
Bülbülü dalında hor görme
Güzelliğine güzellik katmış
Sırma saçlar omuzundan akmış
Boyu reyhan dalı gibi olmuş
Bülbül güle can yaren olmuş
Gülistanıma bağban gelmiş
Bülbülüm gülün dalına konmuş
Bağban gülüstana kayıtsız kalmış
Dal kırılmış, bülbül öksüz kalmış
AYRILIK ÖYLE ZOR Kİ
Sılamdan uzaklara düştüm
Gizli gizli ağlarım içimden
Senin için ağlayasım var
Korkarım dillere düşerim
Ateşler yanıyor içimde
Aşkın köz olmuş yüreğimde
Aşkından dünyam karanlık
Anılarımız meşale olmuş içimde
Sana asla bakamam kem
Sözlerin içimi yakarken
Alev içimde yanarken
Yaşlar akar gözlerimden
Son gün elveda dediğimde
Hep hüzün vardı içimde
Alev kaplamıştı benliğimi
Yanıyordum alevler içinde
GÖRÜNDÜ
göklerin şimşek çakışında
kalbim istek ve arzuyla attışında
arzularım coşar seni hissettiğimde
derin bir mutluluk doğar içimde
hüzün sanki inliyor içimde
hiç kırıklar boğulur içimde
dermanım kalmadı son günümde
vuslat şarkısı hep dilimde
son nefesim sayar saniyeler
son defa gönül görmeyi ister
tutuşsun son defa o eller
ismin son heceyle dilimde
içim ağlar derin inlerim
tek damla gözümde yaşım
hece cem cümlem hep senin için
en son arzumu sana arz ettim
AŞIM
gönül kime hasret çeker
o güzel mah yüzlü dilber
içindedir sevgi ve hisler
sevgi ateştir yakar beni
günler geldi geçti hep karanlık
göremiyorum o vuslatı artık
gözümde bir perde var bulanık gönül
alev içinde her yanım yanık
Hasretin yanında dahi
dilberim güzellerin şahı
bulut ayın önüne geçse dahi
yine görürüm ben o cemali mahi
günüm geçmez ağrır başım
kazan kaynar döker yaşın
içim ağlıyor aşktır aşım
aşım dağlar ardındaymış
NEVBAHAR
ne güzel geçti bahar
bu ömrümün baharında
Baharlarda neşe surur var
benim güzel ne baharında
niyaz ve güzel salatlar
kalbimin ilkbaharında
öyle güzel kelamlar
keh Keşan sela sesinde
duyulan hazlar benimle
güzel gül Gülizar içinde
güzel olmuş baharlar yine
nev bahar güller al rengine
CAN DAYANIR MI
şu yanık bağrım zavallı ve dertli
Bin hançer ucu çıkmış bağrımda
oluk oluk akan al kanımdır
fırtınalarda benim lodosta benim
Binbir uç var hepsi bağrımda
sızılar da benim acılarda
hele ki hem bakışlar bilhassa
ok mızrak gibi vurur bana
can dayanır mı ey sefil Mustafa
her şeyim verdim bu canımdan ona
güzel cerrahiler nefesi temizler
nefsini temizleyen liderdir kendine
ELVEDA
elveda cana Canan elveda
bütün sevgi ve muhabbetle elveda
vuslatı can canda canımdan sana
hicranla ara Mehtaplara elveda
içimde bir sevgi var orada sana
Gülistanlı ne ve bahara da elveda
yeni doğan bahçe filizlerime
güllere Goncalara elveda
otuz iki yıl gizli sevgi hicrana
asılsız hakikat atsız rüyalara elveda
şarkta gördüğüm hülya bursa'da
olmayan hülya sevapları elveda
HÜZÜN
dünyayı dolaştım gezdim
bana görünmeden gittin
bazen anlatırdın hep hıçkırık
Ömrümün sonu geldi artık
ara sıra görün ne olursun
artık az kaldı tükendi ömrüm
arada bir ağlatırdın güldürmezdin
bak geldi yetişti bana ölüm
bu bana hem cefa hem de hüzün
Acılara düştüm bütün gün
gözlerimi yumdum artık son defa
ağlıyor hazin hazin dertli Mustafa
UYAN
en yapay yalnız yatan
bu vatan için can veren
şuheda demişler sana
kalk bak bu vatana
kimin için can verdin
kılıç salladın usanmadan
iman için namus için
bak neler oldu uyan
o mahremleri namuslu kadın
çırıl çıplak bu ne oyun
piste çıkmış sanki yamyam
donsuz yalancı pehlivan
kameralar çıkmış çekiyor şimdi
şakşak eder vahşiler neşeli
bu vahşete bak içime kan geldi
ağlar Mustafa deli oldu deli
MARİFET
marifetin nuru kalptedir
ışıltısı sinek deki gönüllerde
gönül mazhardır onu severse
sevmek lazım her yerde
mukaddes feyiz mazhardır
mülkiyeti gönül güzeldir gözünde
müminin neşesi yüzünde demişler
hüznü saklı kalbin içinde
dünya zalimleri için cilvedir
Zahidlere ibret ve deneme
nice nefsine gem vurmuşlar
nefsin kıvamını bağlayan kemaline
GÖRÜNMEYEN GÜN
ben yaşamadan ölmüşüm
sensiz geçirdiğim her gün
seni görmediğim her gün
benim için yakındır ölüm
ayrılık öyle acımasız canavar gibi
her gün yırtıyor parçalıyor içimi
ACIMASIZ GÜN
Nice günlerim geçti sensiz
Acımasız boğucu bir gün
Her an sensiz olmuyor ki
Kalbim sayıklıyor seni
Engeller kapkara bulutlar gibi
Perde çekmiş göremiyorum seni
Öyle acı ızdırap veriyor ki
Bana merhamet et yüce Gani
HİCRANIM
Ay çıkmış mehtap güzel
Muhabbet ister arzularım
Yar şirindir dudu diller
Arzularım ister seni
Mehtap güzel yar olunca
Ela gözlüm süzer beni
Muhabbet eyle günler kısa
Güzel günler geldi geçti
ADİL SORU
O intizarlı günlerim
Bitmeyen hüzünlü günlerim
Gözükmez bana yanlızım
Gelip yetişti bana ölüm
Ben neden böyle oldum
Sanki kapanacak gözüm
Son nefesimde son dileğim
Dilimde şahadet çok bahtiyarım
Ne güzel neşem yerine geldi
Güzel günler geri geldi
Son an nefes ister
Adil sorgu nizamında
ZALİM AYRILIK
inilti im hıçkırık ahuzar
içimde boğuluyor hıçkırıklar
bozuldu gönüldeki bağlar
sevgi bağı öksüz ağlar
derin derya şelale gözdür
akan damla durmaz yağar
baharında şimşek Çakar
Nevbaharın bostanda
SON NEFES
canım yine hasret çeker
şirin canan bilemez ki
son nefesim canan bekler
canan gelip soramaz ki
kim gelir kapıyı çalar
ben yalnızım yar gelmez ki
ölüm gelmiş cirit atar
gözüm açık kapanmaz ki
mustafa'dır hüngür ağlar
ölüm yine vazgeçmez ki
son güneşim yeni batar
mumlar sönmüş yanamaz ki
DAİMİ
Up uzun bir yoldayım
hicranla dolu içim
yokluğun beni ağlatıyor
kalbim hüzünle ağlar
kalbim Umman deniz gibi
içinde yüzen dertli gemi
kalbinden eksilmesin o sevgiyi
o sevgidir daim yaşatır beni
HER ŞEY SENİNLE GÜZEL
şu masmavi denizi gel
seninle seyredelim gel
içinde bin bir canlı var yüzen
gel seninle bakalım ne güzel
uçan güzel martılar örtüşen kuşlar
mutluluktan zıplıyor yunuslar
her şey beraber güzel olur
sensiz olmuyor neşe surur
gel bak bu denizde manzaralar
başı Dumanlı güzel dağlar
bulutlar öbek öbek desenler
esen serin rüzgar ne güzel
YALAN DÜNYA
bu ne diyarıdır bu ne Cihan
bir yurdum var o da yalan
dünya yalan sanki yılan
zehirledi vurdu geçti
yar cananım gelmiş bana
gülüyor ki sanki dünya
azraildir gelmiş cana
aldı canım çekti gitti
gelmiş ağlar güzel dilbaz
son ağlayış fayda vermez
yol çekiyor ki göz kapanmaz
Ela gözden yaş aktı geçti
sana söyleyen mustafa'dır
yalan dünyanın neyi vardır
çarşaf haysiyet namus ardır
haysiyet kaçtı ar geldi geçti
DERDİ OLAN KİŞİLER
yüce dağa yaslanmış
bağrı yanık olanlar
her dem gözler ağlarmış
mecnun olan kişiler
neden böyle olmuşlar
gece gündüz yanmışlar
her an yola revan olmuş
içi yanık olanlar
Allah sevgi vermiştir
onun için koşmuşlar
sevgi elbet güzeldir
Allah için olanlar
GÖNLÜMDE REYHANLIK
ne güzelsin sen benim içimde
sevgin yuva yapmış kalbimde
Latif görünümün güzel kokusu
güzel Reyhanlı bık kalbimin içinde
yüzüne hayran kaldım öyle güzel ki
yanağına gül açmış cennet hurisi gibi
ahu gözlerinin güzel rengini
seyrettiğim şu masmavi deniz gibi
yalnız öyle hasret çekiyorum ki
içim öyle coşmuş ki denizdeki dalgalar gibi
sensiz yaşam olmuyor güzel günleri
saymıyorum sensiz hiçbir hayat ve yaşamı
ŞAİRİN KALEMİ
şairin kalemi elindedir daim
zaman tam pak olursa
dili Bülbül dudağı söyler
kalbi saf temiz olursa
kalbi deryadır tükenmez sırrı
içten ağlar söyler dili
arif önderdir herkes veli
sözü hak kafiyesi Allah için olursa
NİCE CEFA
bu gönlümün deryasında
yüzen cananın sevdasıdır
Yine daldım yakan aşka
Bu aşk başımın belasıdır
yanar oldum ben bu aşkta
senden çektiğim aşkın cezasıdır
içim kaynar aşk kazanında
aşk ateşi hardır kazanın altında
canım yine böyle yansa
bütün yollar aşka çıksa
nice yıldır aşık Mustafa
canımdan çok çektim cefa
SARMIŞ BENİ
kalbim daim ister seni
doymak bilmez sanki deli
Divane olmuş hiç yorulmaz
gece gündüz arar seni
aşk belası gelmiş başa
sarmış beni baştan başa
Seher gözde hilal kaşta
arzum kaldı güzel gözle
gözünün içi nurdan güzel
ışık saçar parıltısı
şimşek çaktı gözüme
bakamaz oldum güzel yüzüne
DAVACIYIM
Sende davacıyım demiştin
asıl davacı sen değilsin
yarın hakkın divanında
ben de senden davacıyım
neyleyeyim böyle olmuş
bu bir sevgi Allah vermiş
güzel sevgim neden gitmiş
ben de sanden davacıyım
içten vurdun beni ağlarım
şeklin gittin görmez oldum
hicran gönlüm kanla doldu
ben de senden davacıyım
DALMIŞ UYKUYA
Yeni zamanımdan
kaydı gitti iyi günler
yorgun yorgun kapanmış
ela gözlüm güzel gözler
lodos esti baharında
soldu gitti güzel güller
iyi günler yar yanında
çekti gitti benim dilber
iyi günler kalmadı
canım ister eski günler
eski günler geri gelmez
dalmış uykuya hiç uyanmaz
benim gönlüm dertli haylaz
dilim durmuş hiç söylemez
gülşen'in soluğu bağ bozuldu
Mustafa suskun yüzü gülmez
NEDEN BÖYLE OLDU
neden böyle oldum yine
coşar akar çeşme gözümden
yanar alev kalbim içinde
düştüm bela denizine
bu bir sevgidir kalbimde
aşk Alevi yanar oldu tenimde
medet gönül yandı imdat sende
düştüm bela denizine
aşk belası herdem benimle
kemer gibi sıkmış belimde
dilimi söyler kalem elimde
düştüm bela denizine
gecem geçti benim günümde
aşk Alevi yanar içimde
İmdat feryat benim dilimde
yine düştüm bela denizine
ŞAŞTIM KALDIM
nice dağları aştım
aklım fikrimi şaştı
kanatsız bir kuş gibi
bu hüzün yaktı için mi
bulutlar dolaşıyor içinde
yağmurun hazır yağacak yine
açlığım dağlarda arzum kaldı
aşkım kalbimde mahsur kaldı
her an her zaman o sevgim
içimde zikir eden duam onun için
her zaman sevgim senin için
rahmetin onun içindir duam
GÜL DEMET
her gönülde bir sevgi
gönül içinde gül bağı
gönül içinde sev seveni
sevmese seni sevmeyeni
benimkisi gönül sevgisi
tatlı muhabbet aşk sevgisi
güzel muhabbet gönül perdesi
Daima tatlı söze var nefesi
NAZLI GÜL
bülbüllerin güzel sedası
gülden gelir bu nağmeler
baharla coşar bülbüller
gül gülşen'e dil döker
bil bunu söyler gül derdinden
Nazlı bülbülü ahuzar eder
dertli Bülbül avaz avaz öter
gül sevgisidir bülbülü yakar
KALBİMİN İÇİNDE
yanardağın parladı
ateş alarm sardı içimi
yanında bütün ormanlar
alev aldı tüm selviler
yanımda bütün goncalar
imdat sende ya cabbar
içimde alev alev yanarım
dağlarım kül oldu ağlarım
UYANIRKEN
Seher vakti kalemimle
yazdım bal akan dille
dil tatlıdır cam şirindir
Canan nerde can kalbimdir
o canın dünya güzelidir
hilal nerede gül benimdir
Seher vakti kalbim bağda
bağ benimdir bağban nerede
goncalar arda sarmaşığım
gül benimdir Gülizar nerede
Gülşen benim kalbimin içinde
hüzünle ağlarım yaşlar nerede
Mustafa arar ara sıra
yaptığımız o sohbet nerede
güneş batar gece gelir
Mustafa Göçer Ayhan nerede
NEMLİ BULUT
sevenlerin sohbetinden
doyamadım doymaz oldum
sevgi Canan bostan anından
gülü kopartan dalından
gül canımla yola düştüm
ben bir mecnun yoldaş oldum
yapa yalnız ben ağlarken
gözüm yaşlı çağlarken
muş dağlarında bulut iken
bursaya yağar oldum
ÇOCUKKEN
muşta bir bulut idim
nice dağları geçtim
seneler geçti büyüdüm
bunca yılın ardından
kulaklıklarda gülümü gördüm
yağmur oldum Gonca alara yağdım
yağıyor yağmurlar düşer damlalar
daha çok yağacak bu yağmurlar
yolculuğum mezara kadar
kalbim saklayacak mahşere kadar
DERTLİ
gönül neden feryat ettin
yoksa aşk mı yaktı sen
iflasmı ettin kalbinin bahçende
güllerin mi soldu senin
feryadını duydu mu yarin
dostum gelip sordumu seni
mecnun gibi sevdin
leylan sevmiş mi seni
ÖZLEDİM
hilal kaşları özledim
tepeler yaylalar gezdim
bağda goncayı özledim
hilal kaşlarını özledim
hilal bahçesinde öpmeyi
al yanakta gamzeyi özledim
bülbüllerin sedası bağında
seneler ardından görmeyi özledim
SOR BENİ
Cemaline hasret kaldım
Çok oldu seni görmeyeli
Öyle usandım ki kendimden
Gel de sor hasta halimi
Saçım ağardı belim büküldü
Asırlık çınar ağacı gibi eğildi
Kurudu dalım yaprağım döküldü
Gel gör ki ne haldeyim
NE GÜZEL
sabah güneş doğduğunda
doğayı sensiz seyrettiğimde
mah cemalini gördümde
şavkı aydınlatırdı dünyamı
gecenin zifir karanlığında
Işığıyla Mehtap çıktığında
Sofada serenat yaptığımda
Hayalin gezerdi dünyamda
SON RÜZGAR
Uyan gafletten kalk bu gün
bak sonbahar geldi uyan
beklediğin gün bugün
Belki ömrünün sonu bugün
bulutlar karardı şimşekler çakıyor
güneş doğmayacak fırtınalar geliyor
fırtınalar birbirine selam diyor
belki son defa güneşimiz doğacak
Karanlıkta Samanyolu ışık saçıyor
Yıldızlar neşeyle şakalaşıyor
Aniden sanki gök deliniyor
Kıyametmi koptu Felaket geliyor
CAHİL
Cahile cahil demezsen
sana ahlak dersi verir
cahil kişi bilmezdir
kendini bilgin sanır
cahil kendini beğenmiş
başkasıyla dalga geçmiş
Cahil olan ahmak mı
gerçekten uyanık mı
cahil ilim aramayı sevmez
kitabı açıp içine bakmaz
KORKARIM
baharım, bahçem, güllerim
solacak diye çok korkarım
ömür gelip çabuk geçer
Canan gider ben korkarım
bu ne sevgi bu ne aşktır
beni yakacağından korkarım
Ejderhalar gelmiş bana
Yutar diye çok korkarım
KALBİMDE
gönül derdi ağırmış
oklar bana yön almış
kalbimi deldi geçti
yarası kaldı içinde
ruhuma darbeyi vurmuş
parçalanmış içini kanatmış
sevgi kalbimin içinde
sarmaşık gibi her yanı sarmış
HAK DİVANI
tuzağı kaldır demişler
bizim eren ve veliler
zümrütü anka avlanamaz
boşuna peşinen gitme
namus ve arı olmayanlar
hak divanına eremezler
iblis'in diğer adı şeytandır
sakın kanıp ağına takılma
hak divanını bilenler
içi muhabbet ile dolar
ibadet sadece Allah içindir
sakın gafil ile yola çıkma
TOPRAK
Bereketli kara toprak dediğimiz
bu topraklar bizim toprağımız
toprağımızı yabancıya satmayınız
ekmeğinizi suyunuzu topraktan alınız
arazimiz neden çok yaklaşmış
bilmeyenlerin eline mi geçmiş
para için sakın satmayın rızkınızı
Geleceği toprakta yetiştiriniz
toprağımız bizim her şeyimiz
gıdamız ekmeğimiz canımız
üzerinde gezip büyüdüğümüz
toprağınızın kıymetini biliniz
toprak nimettir bu vatana
her şeyi sunmuş toprak ana
kazmayla döveriz o çiçek verir
Vatanımız güzel toprak ana
AYNI
aynı sevgiy yaşatalım her gönülde
Zihinde aynı düşünce aynı sevda
hep beraber sevgiyle el ele duralım
dünyamıza mutluluk çatısı kuralım
Dünyamızda barış içinde yaşayalım
Güzellikleri dünyaya paylaşalım
Diyar diyar barış kardeşlik yayalım
hep beraber mutluca yaşayalım
DÖNDÜ BAĞA
şahit oldum mutluluğa
gül fidanım döndü bağa
ceylanım kaçtı gitti uzağa
yine dertler kaldı bana
ceyla hanımı çok arzuladım
Hiç bir yerde izini bulamadım
iyice daha çıkamaz oldum
yapa yalnız burada kaldım
YANGIN VAR
devasa bir yangın var
dağlara varmış alevler
duman kaplanmış dağlar
alevler korkunç bağım yandı
ormanımıza yazık etmeyin
geleceğimizi heba etmeyin
yeşil dünyamızı yakmayın
ne bağım kaldı ne de dağım
tutuşmuş yanıyor cayır cayır
yangın canlılara ölüm verir
alevler rüzgarda kudurur
alev alev içim yanıyor
küle döndü kuşlar kelebekler
yandı kanatları düştü bülbüller
yuvada yandı minik yavrular
ne meşe kaldı ne de kavaklar
EY AŞK
ne istersin benden ey aşk
tahammülüm kalmadı gönülde
beni ettİn deli divan gönül
dönüp bakmam sana ey gönül
bende kalmadı hiçbir karar
Canan kendi diliyle etti ikrar
kalbimde imala ederim şehâdet
benim için yaratan odur ve tek
kararımı bozma sakın ey aşk
hakkın divanındayım ben ey aşk
maneviyatını kırma sakın ey aşk
seyrangahım yüce dergâhdır ey aşk
kırma mustafa'nın kollarını ey aşk
ikamet ederim yüce dergahta ey aşk
bak bağlarım seyrangah olmuş ey aşk
bir daha esip gülüzarımı yıkma ey aşk
YANILDIM
açıp çırptım kanatlarımı
daldım insanların içine
birden kanatlarım tutuldu
birer birer koparıldı
bütün ahbap ve sevdiklerime
ben çok daha fazla inanmıştım
aslında isimlerini saydıklarım dilime
ama baktım ki çok yanılmışım
CEYLANIMSIN
Duydum ki seyrana çıkmışsın
Gel Gönlüm seyrangahın olsun
Kal biraz gönül bahçemde
Mutluluk büyüsün Gülşende
Buyur Güller sereyim yoluna
Çiçeklerden taç yapayım saçına
İster bağım ol ister bağban
İster gülüm ol ister goncam
Mecnuna döndü Mustafan
İster kölen yap ister kurban
YALNIZ
Kaldım gurbet ellerde
Bilinmez ücra köşelerde
Bülbül oldum dilsizim
Ayrı düştüm yalnızım
Aklımı aldı hilal kaşlar
Altında oynar ela gözler
Gurbet elde Hasret çekerim
Bağrım yanık acı çekerim
SON ELVEDA
Son bahar geldi artık
Hafif soluyor yeşillikler
Son elveda da ağlar gül
Artık ayrılmanın zamanıdır
Sararıp soldu gül fidanlar
Gülşenlerin Sonu geldi artık
Gece uzun Gündüzüm karanlık
Gözlerimin feri bitti artık
Yaşıyor ama her şey hala inliyor
Can çekişiyor Ömür bitiyor artık
Huleye indirsinler Mustafayı artık
Son ayrılık son yolculuk artık
GÖNÜL PERDESİ
Bölüm bölüm tertipli
Gönlümün perdeleri
İçinde yuvalanır sevgi
Huma gibi kaptı beni
Hüsnü cemal bana güldü
Kalbim derinden sevdi
Kandı gönül ona inandı
Bu sevda yaktı beni
Önce güzel geldi bana
Kalbimi verdim ona
Cananım dedim ona
Vurdu beni çekti gitti
Canan geldi sevdi beni
Sonra gitti üzdü beni
Mıustafanın acı sözü
Baldan tatlı şeker gibi
MEVSİM BAHAR
O yüce dağlar değilmiydi
Bak sinmiş yüce dağlar
Gül fidan oldu mevsim bahar
Bozuldu bağım gönül ağlar
O çehre senin değilmiydi
Şimdi kem bakar bana o gözler
O bağlar seyrangahım değilmiydi
Şimdi dikene döndü bağlar
Uladağım yemyeşil değilmiydi
Şimdi matemli karalar bağlar
O Akan masmavi ırmaklar değilmiydi
Kurumuş yatağı artık çağlamıyor
BAK
Tıpkı benim gibi
Seninde kalbin sevgi dolu
Sevmişsin sevilmişsin
Kalbimde sevmiş seni
Bak hak Allahın kudreti
Akıyor o bitmeyen hikmeti
Sevgiye bürünmüş gönül sarayı
Gönül bezenmiş sanki fener alayı
Bir bak daha neler var
Sevişir baharın tüm renkleri
Bak hasretinle şeyda bülbül
Bahar geldi sayıklar seni
RÜZGAR ESİYOR
Baktım gül avazeye dönmüş
Yine bahar mı geldi
Sam rüzgarı esiyormuş
Yoksa karlar mı eridi
Bir şey hissettim ben
Canı canan mı geldi
Perdeler açılmadı hala
Gözüme siyah perde mi indi
Gel de aç o perdeleri
Açılsın gönlümün kapıları
Gel iki gözümün nuru
Son anda göreyim seni
BELKİ
Sitem ettim belki de
Sevgim benim içimde
Saygı sevgi benimle
Sitem ettim belkide
Sinmiş gönlüm aşkın ile
Sinesi delinmiş ahın ile
Seherde ağlar zarın ile
Sitem ettim belki de
Sabit gönül ateş içinde
Sabah akşam aynı ateşte
Bağrım vurulmuş kan içinde
Sitem ettim belkide
Sekti okun ucu derin yerde
Siren sesi yakar içimi
Savruldu tozlarım her yerde
Sitem ettim belkide
SENİ SEVER
hazin bir öykü deseler
gelip beni vursalar
vurup yara açsalar
toprağım yine seni sever
paramparça etseler
zerre zerre bölmeler
tutup beni yapsalar
toprağım yine seni sever
vardır toprağında nağmeler
savurup rüzgara verseler
dağdan daha kasalar
toprağım yine seni sever
tarla gibi eksinler
toprağında bitki diksinler
her yaprakta ismin ismin
toprağım yine seni sever
uzaklardan gelsinler
izimi sürüp bulsunlar
kanımı senin için akıtsınlar
toprağım yine seni sever
MECNUNLAR
Hani aşk için yananlar
Hüzünle gitmişler
Mahsun mecnunları
leyla'dan ayırmışlar
o güzelim Leylalar
mecnunsuz ne yapar
Ferhat gibi sevenler
dağlara konuk olmuşlar
onlar şimdi neredeler
çekip buradan göçmüşler
işte dünya yalandır
gerçek dünya ahirettir
sevgi seven birmişler
gerçek sevgi güzeldir
ister onları iyi yaksınlar
Leyla aslında yanandır
tabi sevgi aşikardır
sevgi tadı bilenler
sevgiyi bilmeyen insanlar
bomboş gelmiş gitmişler
GÖRDÜM
Hüsnü cemalini nur sandım
aksetti şavkını gördüm
Sabah esen seher yeli
Hoş gelir yağmurun sesi
Yetimin sesine dayanılmaz
Ağlayan öksüzü gördüm
hicran ile ağlayanı duydum
bağırma taş basanı gördüm
saçları kıvrım kıvrım yanağı al
bir sahipsiz çocuğu gördüm
Dilsizi gördüm korkup kaçan
Sevgiye muhtaç kimsesizi gördüm
Üstü açık iki büklüm
Yüzükoyun yatanı gördüm
Seslenince baktı melul
Ağlayan gözleri gördüm
Başı kopuk bedeni paramparça
İnsan yavrusu gördüm
Buna ne vicdan ne yürek dayanır
Korkunç bir katliamı gördüm
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder